J) Evlilikte Karı kocanın Karşılıklı Mali Hak ve Görevleri: 1) Kadının Hakları: a) Mehir hakkı: Erkeğin evlenirken karısına verdiği veya vermeyi taahhüt ettiği para veya mala “mehir” denir. Kur’an’da, (…وَاٰتُوا النِّسَاۤءَ صَدُقَاتِهِنَّ نِحْلَةً ) “Aldığınız kadınların mehirlerini gönül hoşluğu ile veriniz” [54] buyurulur. Mehir evliliğin rükün veya şartlarından değil, nafaka…
Etiket: Allah
I-EVLİLİK AKDİNİN MEYDANA GELMESİ A) Nikâh Terimi Ve Kapsamı: Nikâh sözcüğü Arapça “nekeha” fiilinden bir mastar olup, erkeğin kadınla evlenmesi ve onunla cinsel temasta bulunması anlamına gelir. Bu sözcüğün “evlilik akdi” anlamı mecaz, “cinsel temas” anlamı ise gerçek anlamdır. Bir fıkıh terimi olarak nikâh; şer’an evlenme engeli bulunmayan bir kadının,…
Sıkıntılar ve gadredenler dökülür yollarda kalırlar; Hakk’a müteveccih yaşayanlar ise, gidip O’na ulaşırlar!.. *“Her şey Sen’den, Sen ganisin / Rabb’im Sana döndüm yüzüm! / Hem evvelsin hem âhirsin / Rabb’im Sana döndüm yüzüm!” Yüzler O’na müteveccih bulununca, hiç utanmayacakları ve mahcup olmayacakları şekilde yaşamış; hızlana düşmeyecekleri ve “Eyvah, keşke!..” demeyecekleri…
Sabır, yücelme ve fazilete ermenin mühim bir esası ve iradenin zaferidir. O olmadan, ne ruhu inkişaf ettirmeden, ne de yücelip benliğin sırlarına ermeden bahsedilemez. Sabırla insan, toprağa, ete, kemiğe bağlılıktan kurtulur. Onunla yüce âlemlere ermeğe namzet bir kutlu olur. Sabır, öteler ötesi saltanatlara ulaşmak için dar bir geçit, aşılmaz bir…
Yollar kıvrım kıvrım uzanır sonsuzluğa kadar. Ve yolcular vardır bu yollarda, çağlayan sular, ağlayan bulutlar gibi.. sular gibi başını taştan taşa vurarak koşar sonsuz ummanlara doğru. Ve, ışıkla, hararetle yükselir yükselebildiği kadar.. bitip tükenme bilmeyen bu devr-i dâim, bu ebedî yolculuk, bir lâhza dinmeden sürer gider. Güneşler ülkesinden toprağın bağrına…
Asrımızda insan dehâsı daha çok teknik ve teknolojinin inkişafı yönünde seferber olduğu için, ister istemez topluluklar mistik bir hava içinde bu istikamete kaymaya başladılar. İnsanlık bir taraftan, bu süratli ve iradesizce kayıp gidişte, geleceğin rengârenk hayâlleriyle mest ve sermest kendini yitirirken, diğer taraftan da geçmişinden ve özünden uzaklaştıkça uzaklaştı. Hele,…
Karakol, sükunetin, huzurun ve emniyetin remzidir. Ondaki düzen, huzur ve orada gözlerin uyanık oluşu, umumî emniyet ve muvazenenin en büyük teminatıdır. Ondaki kargaşa ve bunalımlar ise, arkasındaki topluluklar için en büyük felakettir. Anadolu, yıllar yılı kendine bağlı dünyalara karakolluk vazifesini gördü. Geçmiş asırlarda dünya emniyet ve muvazenesinde, en şerefli vazifenin…
Bugün, büyük felâketler ve tehlikelerle karşı karşıya olduğumuz kadar, büyük imkân ve ümitlere de sahip bulunmaktayız. On dokuz ve yirminci asır, hayır adına da şer adına da en zengin ve en verimli asırlardan biri olmuştur. Bu dönemde insanlık, elde ettiği fırsatları değerlendirebilseydi, dünyayı cennetlere çevirmek mümkün olacaktı… Evet, günümüzde, zemin…
“O (Rabbiniz) ki, yeri sizin için döşek (rahatlığında dayalı döşeli) bir taban kılıp, göğü de (üstünüzde bir tavan, bir kubbe gibi) bina etti. Ve gökten su indirdi de, onunla size rızık olarak çeşitli ürünler bitirdi. Şu halde, (Allah’tan başka ma’bud, rab, yaratıcı, rızıklandıran, nimet veren olmadığını, olamayacağını) bile bile, (Zâtında,…









