Kendini yenileme, devamlı var olabilmenin ilk şartı ve en mühim esasıdır. Sırası geldikçe kendini yenileyemeyenler, güçlü de olsalar, er geç tükenip gitmeye mahkûmdurlar. Her şey, kendini yenileyerek canlı kalır ve varlığını sürdürür; yenileme durunca da canı çekilmiş ceset gibi, çürümeye, hebâ olup dağılmaya terk edilmiş olur. Bahar mevsiminde yeryüzü, her…
Etiket: temsil
Tufeylî, başkalarının sırtından geçinen, onlara dayanarak hayatını sürdüren bir parazit, gözü hep elin âlemin kapısında bir asalaktır. O, her gürültüyü bir düğün, her kaynaşmayı bir ziyafet zannedecek kadar hazım sisteminin altında kalmış bir irâdesizdir. Bu itibarla, kendisine gösterilen her tebessümü bir davet mukaddimesi, her kaşıntıyı bir sadaka verme hamlesi sayarak,…
01.01.1997 Kanal D’de Tuncay Özkan’ın Susurluk Listesi İlgili Sorularını Cevapladı 17.01.1997 Mahmut Bayram Hocaefendi’nin Cenaze Namazını Kıldırdı Ülkemizin tanınmış ilim adamlarından Mahmut Bayram Hocaefendi, Fatih Camii’nde cuma namazını müteakip kılınan cenaze namazından sonra Edirnekapı Mezarlığı’na defnedildi. Mahmut Bayram Hocaefendi’nin cenaze namazını Fethullah Gülen kıldırdı. 27.01.1997 Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nın İftar…
Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, günlük sohbetlerinin yayınlandığı herkul.org sitesinde ‘müspet hareket’in esaslarına değindi. Kim nasıl hareket ederse etsin, asıl vazifenin insanları hoş görmek olduğunu ifade eden Fethullah Gülen Hocaefendi, “Bize kim ne yaparsa yapsın, hüsnüzan etmek düşer, hoş görmek düşer.” ifadelerini kullanmıştır. Başkalarının bizim gözümüze ilişen eksiklikleri karşısında “İhtimal, Cenâb-ı…
Bir imtihanlar zinciridir hayat baştanbaşa. Tâ çocukluktan başlar insanoğlu için imtihanlar. Ve ruh bedenden ayrılacağı âna kadar da devam eder durur. Anlayıp sezebilenler için bu küçük küçük imtihanlar, birer eleme ve finale kalan ruhların tesbit edilmesiyle alâkalıdır; insanoğlunun vicdanında ve ruhanîlerin gözünde tesbit edilmesiyle… Çeşit çeşittir imtihanlar ve bütün bir…
Belâgat Dil, ilk insandan günümüze kadar insanlar arasında iletişimi sağlayan en etkin araçtır. Hiç şüphesiz dili kullanma tarzında nicelikten çok nitelik ön planda yer almaktadır. Yani genellikle insanın ne söylediği kadar nasıl söylediği de çok önemlidir. Aslında bu özellik az çok bütün insanlarda bulunmaktadır. Günlük hayatta ifadelerimizi daha açık, anlaşılır…
Ölümsüz ruhlar, her mevsimde canlılığını korur ve ayrı bir hayat cilvesi gösterirler. Onlar için sararıp-solma, pörsüyüp zebil olma aslâ söz konusu değildir. Ne ayların, güneşlerin batması, ne de gece ve gündüzün değişip durması onları kat’iyyen eskitemez. Nasıl eskitir ki; bir buhurdanlık gibi devamlı tütüp duran onların hayat kâseleri, Hızır’ın âb-ı…
Dünyâ, bir baştan bir başa kasvetli bulutlarla sarıldı. Göz gözü görmeyecek kadar karanlık her taraf… her gün yeni bir buhran beliriyor ufkumuzda… her gün tâze bir mesaj alıyoruz kıyâmetten… Ümit ve düşüncelerimizin üstüne gelip gelip yıkılan korkulu rüyâlar ve kâbuslar, dünyamızı gulyâbâniler ülkesi hâline getirdi. Ondokuzuncu asrın son çeyreğinde başlayıp…
Çile, yüce hedeflere varmanın ve yüksek neticeler elde etmenin tek yoludur. Hakikat yolcusu, çile ile günahlardan arınır; onunla saflaşır ve onunla özüne erer. Çilenin olmadığı yerde ne olgunlaşmadan ne de ruhla bütünleşmeden bahsedilemez. Çile, hakikat erinin, her köşe başında sarmaş-dolaş olacağı acı; fakat vefalı yoldaşıdır. Upuzun yollar onunla yeknesaklıktan kurtulur.…
Hayata perestiş, ruhun sefilleşmesi ve insanın, insanî melekelerini kaybederek içten içe çürümesidir. Yaşama zevki, insanı yüceltecek duygular üzerine oturmuş bir dev, azim ve irâdenin başına indirilmiş bir balyozdur. Hayat tutkusu, ferdi bohemleştiren bir maraz ve toplumun boynuna takılmış bir kementtir. Fert bu marazdan kurtulacağı, toplum da bu kemendi boynundan atacağı…










