[dropcap]K[/dropcap]uşkusuz hem ferdî hem de sosyal bakımdan İslâm’ın ideal ve örnek insanı Hz. Muhammed’dir (sallallahu aleyhi ve sellem). Nitekim Kur’ân-ı Kerîm Resûlullah’ın hayat ve şahsiyetini müslümanlar için örnek olarak göstermiş (el-Ahzâb 33/21); bu sebeple ashâb-ı kirâm onun hayatını titizlikle izlemişler; bu hayatı hem bizzat kendi yaşayışlarına örnek almışlar hem de…
Etiket: peygamber
[box type=”shadow”] [dropcap]B[/dropcap]ir şeyin meyvesi, yani gayesi en evvel düşünülür; demek ki, varoluşta en son olan, mânen ve düşüncede en evveldir. Zât-ı Ahmediye (sallallahu aleyhi vesellem), kâinat ağacının en mükemmel meyveleri olan peygamberlerin de en büyüğü, dolayısıyla kâinat ağacının en önemli meyvesi olmakla, ilk yaratılan, O’nun nûru olmak gerekir. [/box]…
[dropcap]K[/dropcap]ureyş’in Abdimenâf kolunun Abdi/emsoğulları arasından Utbe İbn Rebîa ile Safiyye Binti Ümeyye’nin kızı olarak dünyaya gelmişti. İçinde neş’et ettiği ailenin Kureyş nezdinde ayrı bir itibarı vardı. Maddi imkânları açısından da varlıklı bir aileydi. Babası Utbe, Mekke idaresinde sözü dinlenen önemli isimlerden birisiydi. İşte bu şartlar altında neş’et edip büyüyen Hind,…
[box type=”shadow”] Varlıkların her bir türüne dair bir ilim dalı teşekkül etmiştir. Her bir ilim, kendine ait “kanun” denilen küllî kaidelerden ibarettir. Kanun veya küllî kaidelerin varlığı, mutlak nizam ve intizama işaret eder; bu nizam ve intizamın güzelliğini gösterir. Çünkü nizamın olmadığı yerde kanun ve küllî kaide olmaz. Bu nizam…
Sen’i seven her ruh uludur Yâ Resûlallah! Gözü gönlü onun doludur Yâ Resûlallah! Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh, Kapının ayrılmaz kuludur Yâ Resûlallah! Bekler mi başka iltifat bezmine erenler, Gözleri her dem buğuludur Yâ Resûlallah! Yükselip her an şem’ine pervane dönenler, Ruhların onlar bir koludur Yâ Resûlallah! Uçuşur iklîminde…
[dropcap]H[/dropcap]azret-i Fahr-ı Kâinât efendimiz [s.a.s], Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar Müslüman şairlerce övülmüştür. Bu güzel adet yahut geleneğe “Na’t sanatı” denilir. Saadet asrı şairlerinden Hassan bin Sâbit ile Bânet Suâd yahut Kaside-i Bürde adıyla meşhur şiirin sahibi Kâab ibni Züheyr bizzat Allah Resûlü’nün [s.a.s] iltifatlarına mazhar olmuşlardır. İslâmî Türk edebiyatı da…
[dropcap]B[/dropcap]ir varlığın kendine özgü bir yaratılış gayesi olduğu gibi, insanın da kendine özgü bir yaratılış gayesi vardır. Cenâb-ı Hak, yaratılış gayesini gerçekleştirebilmesi için insana dünya hayatında pek çok imkânlar lütfetmiştir. İnsanlar, bu imkânları yerinde kullanıp kullanmadıkları hususunda Allah karşısında sorumludurlar. Bu sorumluluğun yerine getirilip getirilmediği sorgusu öbür âlemde gerçekleşecektir. Bu…
[dropcap]A[/dropcap]danmış ruhlar için en büyük tehlikelerden biri, belki de birincisi; şu birim bu birim, şu bölüm bu bölüm, şu iş için koşma bu iş için koşma… istikametinde mesailerini tüketmek suretiyle vazifelerini yapmış olduklarını düşünmeleri ve bunu yaparken, Allah ile münasebetlerini, Rasûl-ü Ekrem ile irtibatlarını hiç görüp gözetmemeleridir. -Hak rızası için…








