Hâl; insanın kendi derinliklerinde ötelerden gelen esintilerle yaşaması ve kalb ufkunda cereyân eden gece-gündüz, sabah-akşam farklılığının duyulup hissedilmesidir. Onu insanın cehd ve gayreti olmadan, insan kalbini saran sevinç-hüzün, kabz-bast şeklinde anlayanlar, bu oluş ve sezişin devam ve istikrârına “makam”, onun zevâl bulup gitmesine de “nefsânîlik” demişlerdir… Bu itibarla, “hâl”e, bir…
Etiket: makam
[dropcap]Ü[/dropcap]stadımızın ve talebelerinin fedakârlığının bir yanı vardı ki, onları diğerlerinden daha aziz ve değerli kılan da buydu. Bu has, bu emsalsiz bir şeydi. İslâm olmadan olacak şey değildi. Çünkü bu nefsini feda etmekti, çünkü bu bir ömür bir ekşi ayranı ummak kadar olsun murat taşımamaktı. Bu lezzeti, hazzı, ayağını basacak,…


