Geçti, geçti mevsimler… Süpürüldü takvimler. Gidenlerden kalan şey; Duvarlarda resimler, Mezarlarda isimler… Geçti, geçti mevsimler… Hani eski iklimler? Has ekmekten dilimler. Hey gidi zamane hey! Tesellisiz ilimler, Adaletsiz taksimler… Hani eski iklimler? (1983) [tweet] [facebook]
kocar.org
Ey Yücelerden Yüce! Yolumuz üzerine serip sergilediğin, sonra da bizi görmeye davet ettiğin meşherlerini, en mükemmel şekiller hâlinde sarıp sarmaladığın en bedî, en çarpıcı san’at eserlerini ve Sana ait gizli güzelliklerin tecellileri olarak binbir renk cümbüşü hâline getirip ve yine Senin bir san’at mecmuan olan tabiatın sînesine yerleştirdiğin o gözleri…
Hâfız Burhan olarak da bilinen Burhan Sesyılmaz (d. 23 Mayıs 1897, İstanbul – ö. 18 Nisan 1943, Ankara), Osmanlı-Türk Türk Sanat Müziği gâzelhan, hâfız, mevlithân ve ses sanatçısı. Babası II. Abdülhamit’in muhâfız alayından bir askerdir. Makber adlı parçanın kimin bestesi olduğuna dair belirsizlikler vardır.İlkokul yıllarının ardından Muallim İsmail Hakkı Bey ve Hâlid Lem’î Atlı’ın kısa süreliğine öğrencisi oldu. Mızıka-yı Hümayun’a girdi ve beste çalışması yaptı. 1925-26 yılları arasında Kolombiya…
Hûda, ki rûz-i ezelden asil kıldı bizi, Resûl-i Ekrem’e birgün vekilkıldı bizi;Taraf taraf, yedi iklimi Hak’ka da’vetteDelil kıldı bizi;Sonra, bilmem ne oldu; baht-ı siyah,Hacil kıldı bizi..O hacâletle büktü boynumuzuVe melûl ü mettl kıldı bizi..Düştü, bir bir kopup, kanadlarımız..(Azîz-i vakt idik… a’dâ, zelîl kıldı bizi!)Bize heybet veren. Celâl’inden,Nice yıllar, celîl kıldı bizi.Kâinatında…
[Ehl-i hidayet ve huzurun hakikat-ı dünyalarına işaret eder levhadır.]Dema gaflet zeval bulduVücud, bürhan-ı Zât olduAkıl, miftah-ı kenz olduKemalin lem’ası söndüZeval, ayn-ı visal olduÖmür nefs-i amel olduZalâm zarf-ı ziya olduBütün eşya enis olduBütün zerrat-ı mevcudatFakrı kenz-i gına buldumEğer Allah’ı buldunsaBilâ-haddin azabdır tad,Eğer hakikî abd-i hudabin isenHesabsız bir sevab var tadEğer Mâlik-i…
[box type=”note”]Soru: “Ne olur Rabbim! Senin hazinelerin geniştir; dilersen isteyene istediğini verirsin; bana da dininin delisi beş-on insan ver!” sözü bilhassa Hirâ coğrafyasında çok dikkat çekti. Talep edilen “mecânîn” ile alâkalı mülahazalarınızı ve bu zümreden kabul edilebilecek şahısların en önemli hususiyetlerini lütfeder misiniz?[/box] -Ashab-ı Kiram efendilerimiz ve Osmanlı’nın bilhassa ilk…
Ey dîde nedir uyku gel uyan gecelerde Kevkeblerin et seyrini seyrân gecelerde Bak, hey’et-i âlemde bu hikmetleri seyret Bul Sâniini ol O’na hayrân gecelerde Çün gündüz olursun nice ağyâr ile gâfil Ko gafleti, dildârdan utan gecelerde Gafletle uyumak ne revâ abd-i hakîre Şefkatle nidâ eyleye Rahmân gecelerde Cümle geceyi…
Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de “Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık.. (İsra/70)” buyurmaktadır. Müslümanı değil, insanı kerim, şerefli kıldık buyuran Rabb’imizdir. Başka bir ayet-i kerime’de de “Muhakkak biz insanı ahsen-i takvimde (en güzel bir şekilde) yarattık.(Tîn/4)” buyurarak, insanın konumunu, bu ayetin devamında ise “Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük. (Tin/5)…
“Bu çirkin asrın ve bu çirkin muhitin (ortamın) yegâne süsü, yegâne güzelliği sizin çarşafınız, sizin peçenizdir. Yalnız bunlardır ki; gözlere hâlâ bakmak tahammülünü, bakmak arzusunu veriyor. Niçin onlardan müştekî (şikâyetçi) gibisiniz? O mazrûfa (zarfın içindekine), bu zarftan daha muvâfık (uygun) ne olabilir? Sizi böyle gördükçe bir kadının başka türlü nasıl…
Beş vakit içerisinde “Salât-ı vustâ”; Cuma gününde “vakt-i icâbe” (duaların umumiyetle kabul olacağı saat), insanlar arasında Hızır aleyhisselam ve sair velî kullar, Ramazan ayında Kadir Gecesi, bütün tâat ve ibadetler içerisinde rıza-yı ilâhî, kainâtın ömründe kıyamet ve ferdin hayat çizgisinde ölüm ânı gizlendiği gibi Esmâ-i Hüsnâ arasında da İsm-i A’zam…










