"Enter"a basıp içeriğe geçin

kocar.org

Medeniyetin Merkezindeki Mescid

Nübüvvet gibi ağır bir görevle tavzif edilen Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz bir beşer olarak insanlardan gördüğü muameleler ve karşılaştığı sıkıntılar karşısında daralıp bunaldığında bir yavrunun annesine sığınması misali kendini namazın kucağına atar, onunla rahatlar ve açılırdı. Namazla Rabbinden yardım talebinde bulunur ve böylece aşılmaz gibi görünen nice mânileri…

Ne Olacak ki Belâsı

“Allah, art niyetli bakışların ve kalblerin gizlediğini bilir.” (Mümin, 40/19) Çok şeyler olur. Çok şeyler zaten oldu. Pek çok şeyler var ki, çoktan bitti, yok oldu. Tıpkı elinde kibrit tutan veledin, koca köşk yanmadan önce; ‘ne olacak ki’ demesi gibi, küçük görülen davranışların netice-sinde nice hayatlar var ki, çoktan yandı,…

Hizmet Rehberi Dersleri – 2

Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enâniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletü’n-Nur’u bulandırmasın, tesirini kırmasın. (Kastamonu Lâhikası, s.13) Her asra ve her asırdaki her seviye ve tabaka insana küllî mânâları ile hitap eden Kur’ân-ı Kerîm, işarî mânâlarının külliyetinde cüz’î mânâ ile teyemmüm( فَتَيَمَّمُوا صَعٖيدًا) âyeti günümüze…

Esma-i Hüsna (En Güzel İsimler O’nun)

Cevşen de, Cebrail’in (as) Peygamberimize (asm) indirdiği ve içerisinde Allah’ın binbir isminin bulunduğu tesirli bir duâdır. Zeyne’l-Âbidin (ra) tarafından rivayet edilen bu zengin duâyı Bediüzzaman da okumuş, hatta birçok sıkıntıdan bu duâ sayesinde kurtulduğunu ifade etmiş, başkalarına da okumasını tavsiye etmiştir. Ayrıca Bediüzzaman Hazretleri ,Büyük Cevşen’de yer alan ve içerisinde ‘İsm-i…

Âlem-i Halk, Âlem-i Emir ve Dua Âdâbı

[box type=”note”]Soru: Kalbin Zümrüt Tepeleri’nde, gerçek hak dostlarının dünyevî endişelerden sıyrılıp âlem-i halka ait bütün husûsiyetleri ve âlem-i emre ait bütün derinlikleriyle Hakk’a yöneldikleri anlatılıyor. “Âlem-i halka ait hususiyetler” ve “âlem-i emre ait derinlikler” ne demektir? [/box] -İlim nazariyesi (epistemoloji) açısından Allah’tan gayrı zâhir-bâtın, lâtif-kesif, meşhud-gayrimeşhud, canlı-cansız, dünyevî-uhrevî her şeye…

Çocuğuma – Diane Loomans

Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine, Parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim. Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım. Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım. Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim. Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum. Ona karşı…

Zor Zamanda Yapılan Yardım

İran- Irak Savaşı’nda kaybettiği kocasının biriktirmiş olduğu imkanları da çoktan tüketmiş, bir gün aç, bir gün tok yaşar hale gelmişlerdi. Kendi neyse de geride kalan üç çocuk yokluk bilmiyor, acıkınca feryadı basıyorlardı. Kerkük’ün sokaklarında ise sefalet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı?.. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin…

Ebû Cehil’in “A” Takımı ve Efendimiz Farkı

Ne ümitlerle geldikleri Bedir’de, Ebû Cehil ordusu büyük bir bozgun yaşamıştı; canını kurtaran Mekke’ye kaçmış, arkada ise yetmiş tane cansız beden bırakmışlardı. Bedir’de ölen, sadece Ebû Cehil değildi; onunla birlikte lider takımının neredeyse tamamı öldürülmüştü. Kardeşi Âs İbn-i Hişâm da onlar arasındaydı. Ebrehe’nin ordusuna benzer bir hezimetti bu; kin, nefret…