"Enter"a basıp içeriğe geçin

Hizmet Rehberi Dersleri – 2

Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enâniyet ve tevazu-u mutlakta

bulunmak şarttır; tâ ki Risaletü’n-Nur’u bulandırmasın, tesirini

kırmasın.

(Kastamonu Lâhikası, s.13)

Her asra ve her asırdaki her seviye ve tabaka insana küllî mânâları ile

hitap eden Kur’ân-ı Kerîm, işarî mânâlarının külliyetinde cüz’î mânâ ile

teyemmüm( فَتَيَمَّمُوا صَعٖيدًا) âyeti günümüze ve hizmetimize de bakar. Yalnız

oradaki “Said”e (sin harfiyle) işaret eden “صَعٖيدًا/saîden” (sad harfiyle)

kelimesi toprak mânâsınadır. Kur’ân-ı Kerîm’de altına “sin” işaret konularak

böyle yazılmış olan bir kelime de “ بَصْطَةً/bestaten” (sad harfiyle) A’râf

Sûresi’nin 69. âyetinde bulunmaktadır.

İşte “toprak” mânâsına “صَعٖيدًا/saîden” kelimesi, işarî mânâya uygun olarak

kendisine işaret edilen zâta “Said, sen tam toprak gibi mahviyet içinde

bulun; enâniyeti terk et; tevazu-u mutlakta bulun… Çünkü Risale-i Nur,

Kur’ân’dan süzülüp sağılmış dupduru bir âb-ı hayat, bir Kur’ânî kevserdir.

Onun bulandırılmaması ve tesirinin kırılmaması için bu özelliklerin

yaşanıp korunması gerekmektedir.” diye işarî bir mesaj veriliyor. Elhak,

Üstad Hazretleri bu güzelliği her zaman fıtratının bir gereği gibi izhar

etmiştir.

Abdullah Aymaz “Hizmet Rehberi Üzerine” adlı kitaptan

[tweet]  [facebook]