[dropcap]E[/dropcap]ğitim, son yüz elli yıl içinde millî devletin ortaya çıkmasıyla devlet elinde kendi siyasi kimlik ve tarih anlayışını yaymak için ideolojik bir araç olarak kullanılmıştır. On altıncı yüzyıla kadar ve ondan sonra da Batı’da Papalık kendi siyasi otoritesini ayakta tutmak amacıyla eğitimi kontrolü altında bulundurmak için elinden geleni yapmıştır. Eğitimi…
kocar.org
[dropcap]İ[/dropcap]nsanlar, içinde bulundukları toplumların/devletlerin askeri, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarından etkilenmektedirler. Gelişen bir toplumun mensubu olmanın verdiği gurur, fertleri ümit dolu yaparken; geri kalmış bir medeniyet coğrafyasında yaşayanlarda bedbinlik oluşabilmektedir. Her ne kadar ümit/ümitsizlik durumu fertlerin psikolojik yapıları ile ilgili olsa da toplumun/devletin genel havası fertleri etkileyebilmektedir. Osmanlı Devleti’nin…
1899 Kızıl İcaz- Arapça 1908-1909 Reçetet-ül Avam- Arapça 1909 Divan-ı Harbi Örfi 1911 Reçetet-ül Ulema veya Saykal-ül İslam- Arapça 1911 Hutbe-i Şamiye 1911 Münazarat 1911 Muhakemat- 1911 Teşhis-ül illet-Arapça 1911 Deva’s ül Ye’s 1911 Nutuk-1 1914-1916 İşarat-ül İcaz 1919 Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatı 1919 Nokta 1920 Hakikat Çekirdekleri-1 1920 Sünuhat 1921 …
Belâğat “Belâğat” kelimesi, tarihî süreç içerisinde hem kelime ve kavram anlamıyla hem de terim anlamıyla farklı boyutlarıyla algılana gelmektedir. Kelime anlamıyla belâğat, kişinin duygu, düşünce ve hayâlleri gerek sözlü gerekse yazılı gerekse davranışsal olarak ifade edebilmesi yetisidir. Ancak İslâm toplumunun kültür ve bilim tarihinde “belâgat” kelimesi, daha çok yoğunluklu ve…
[dropcap]K[/dropcap]ıyamete kadar gelecek bütün toplumlara hitap eden; insanlığın ferdî, ailevî, içtimaî, iktisadî, kültürel bütün problemlerine çözümler sunan Kur’an-ı Mu’cizül-Beyan’ın ilmî hakikatlere bakan yönünün ele alınacağı böyle önemli bir sempozyuma gerek değerli tebliğ ve konuşmalarıyla, gerekse kıymetli değerlendirme ve yorumlarıyla katkıda bulunan bütün ilim ve fikir ehline ve umum dinleyicilere şükranlarımı…
L’AN NEUF DE L’HEGIRE (HİCRİ DOKUZUNCU SENE) MAHOMET (HZ.MUHAMMED) Vazifesinin yakın olduğu içine doğmuştu Metindi, kimseyi kınamıyor, incitmiyordu Yolda gördüğü kimselerle selamlaşıyordu Her gün sanki biraz daha yaşlanıyordu Oysa sadece yirmi ak vardı siyah sakalında Durup su içen develeri izliyordu arada sırada Böylece, deve güttüğü zamanları hatırlıyordu. Sanki Cenneti görmüş,…
[box type=”note”] Soru: 1) Kalbin Zümrüt Tepeleri’nde “îsâr”; insanın, başkalarını kendisine tercih etmesi, yaşama zevkleri yerine yaşatma hazlarıyla var olması şeklinde tarif ediliyor. Îsâr sadece tasavvuf ıstılahı olarak kullanılan bir kavram mıdır? Günümüzün karasevdalılarının fedakârlığın sahâbîcesiyle, dört bir bucağa, yedi cihana yetişmeye çalışmaları da “îsâr ruhu” ile izah edilebilir mi?…
[dropcap]K[/dropcap]ur’ân, Allah’ın, en son peygamberi vasıtasıyla insanlığa mucize derinlikli ve eşi benzeri olmayan bir mesajıdır. Allah bu mesajıyla, son bir kez daha insanoğluna kestirmeden rızasına ulaştıran şehrahı göstermiş; zât, sıfât ve esmâsını ifade etmiş; doğru şekilde bilinip tanınmasını, iman edilip ubûdiyette bulunulmasını, herhangi bir yanlış anlamaya meydan vermeyecek netlikte açık-seçik…








