[dropcap]Ü[/dropcap]çüncü Mertebe İzahı, Otuz İkinci Sözün Üçüncü Mevkıfı’nın başındadır. Allah, ilim ve kudretiyle her şeyden büyüktür! Zira O, öyle bir Kadir, Mukaddir, Alîm, Hakîm, Musavvir, Kerim, Latif, Müzeyyin, Mün’im, Vedûd, Mütearrif, Rahman, Rahîm, Mütehannin, Sonsuz Celâl ve Kemâl Sahibi bir Cemîl ve Ezelî bir Nakkâş’tır ki, bu kâinatın sayfaları ve…
kocar.org
[dropcap]M[/dropcap]ehmet Akif her sabah namaz için Sultan Ahmet Camii’ne gelir. Her gelişinde de yaşlı bir adamın kendisinden önce gelmiş olduğunu görür. Ne kadar erken gelse bu durum değişmez. Yaşlı adam mutlaka camiye ondan önce gelmiş bulunur. Ancak bu yaşlı pir-i fâni ve bu nur yüzlü adam hiç durmadan ağlamakta ve…
[dropcap]S[/dropcap]esi-soluğu, vâridâtı, aşk u heyecanı ve insanlığa vaad ettikleriyle çağları aşan öyle yüce kametler vardır ki, üzerlerinden asırlar ve asırlar geçse de onlar hep taze ve canlıdırlar. Zaman onları eskitemez, hâdiseler onlara renk attıramaz ve muhalif rüzgârlar onları asla solduramaz. Onlar, yüzlerce-binlerce yıl önce yaşamış olsalar da, her zaman terütaze…
[dropcap]A[/dropcap]dnan Menderes nizamını yıkanların başında gelenler, barajlar yıkılıp da, memleketin su altında boğulma tehlikesini görünce, küçük ve liyakatsiz elleriyle yıkılan koca barajın gediğini çamurla kapatmaya uğraşır görünmeye çalıştılar. Hakikaten bunlar komünizm aleyhinde idiler ise mevcut nizamı korumaları ve bu nizamın yanında yer almaları icap ederdi. Büyük barajı yık, memleketi sular…
[dropcap]Y[/dropcap]üceler yücesidir O! İlim ve kudretiyle her şeyden büyüktür O! Zira O, öyle bir Hallâk, Alîm, Sâni’, Hakîm, Rahman ve Rahîm’dir ki, kâinat bağındaki şu yeryüzünün ve gökyüzünün varlıkları, apaçık o Hallâk-ı Alîm’in kudretinin mucizeleridir: Ve yeryüzü bahçesindeki şu her yere serpilmiş, rengârenk, süslenmiş bitkiler ve dört bir yana yayılmış,…
[dropcap]İ[/dropcap]bnu Mes’ud (r.a.) rivayet etmiştir ki; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: “Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç…
[dropcap]A[/dropcap]LLAHU EKBER’in otuz üç mertebesinden yedisini anlatacağız. O mertebelerin mühim bir kısmı Yirminci Mektup’un ikinci Makam’ında, Otuz ikinci Sözün ikinci Mevkıfının sonunda ve Üçüncü Mevkıfının başında izah edilmiştir. Bu mertebelerin hakikatini anlamak isteyenler o iki Söz’e baksınlar. “De ki: Her türlü hamd Allah’a mahsustur ki, asla evlat edinmemiştir. Hâkimiyetinde ortağı…
[dropcap]B[/dropcap]eş Şehir’de Erzurum’un kış mevsimini, küçük bir şafak gibi gülen çayların eşliğinde yaşanan ‘uzun sohbetler devri’ şeklinde tasvir eden Tanpınar, kışın gelmesiyle Erzurum’un kapılarının kapandığını, şehrin kendi içine döndüğü bu mevsimde tatlı sohbetlerin başladığını ve çok zarif ustalıklı cümlelerle eşe dosta tarizler edildiğini söyler. Tanpınar, kapalı kış mevsiminin beslediği sohbetler…
[dropcap]O[/dropcap]n sekiz âyeti geçmeyen bu sûre gerçekten çok büyük bir ehemmiyet taşır. Akîde ve şeriatla ilgili, insanlık ve mevcudatla alâkalı birçok önemli hakikatlar ihtiva etmektedir. İnsan kalbine ve kafasına uzak mesafeler ve yüksek ufuklar açan, ruha ve zihne derin hatıralar büyük mânalar sokan sistematik metotlar bakımından, terbiye ve eğitim prensipleri…
[box type=”note”]Soru: 1) İnsanlığa hizmet adına müşterek yapılan işlerde koştururken kardeşler arasında bazen ciddi fikir ayrılıkları ve kalb kırıklığına sebebiyet verecek ölçüde münakaşalar olabiliyor. Farklı düşüncelerin kavgayı netice vermesinin sebepleri ve bunun çözüm yolları nelerdir? [/box] -Fikir ayrılıklarını kavga sebebi haline getirenler, benliğinden sıyrılamamış kimselerdir. Mahviyet ve tevazu insanları farklı…








