Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendinin Gaziemirde ki Kahve Sohbetlerinden bir tanesi.
kocar.org
[dropcap]D[/dropcap]evletlerin dış politikalarının iyi niyet ve temennilerle yürümeyeceği gerçeği, her zaman geçerlidir. İslam dünyasının Avrupa ile ilişkilerine, tarihî tecrübelerin ışığında baktığımız zaman, bu gerçek daima kendini göstermiştir. Bediüzzaman, politik ve ekonomik ilişkileri, çeşitli noktalardan tanzim etmiştir. Ona göre, İslâm dünyası ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkileri, ekonomik olmayan birçok unsurlar etkilemektedir.…
[box type=”shadow”] Nûr-u akıl, kalbden gelir.[/box] Gözün karası gece, fakat ışıklı gece, beyazı ise gündüz, fakat karanlık gündüz gibidir. Çünkü gözün karası olmazsa beyazı ile görülmez. İnsanda dimağ, gözün beyazına ve karanlık gündüze, kalb ise gözün karasına veya göz bebeğine ve ışıklı geceye benzetilebilir. Gündüz ve gece birlikte bir günü…
Sen’i seven her ruh uludur Yâ Resûlallah! Gözü gönlü onun doludur Yâ Resûlallah! Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh, Kapının ayrılmaz kuludur Yâ Resûlallah! Bekler mi başka iltifat bezmine erenler, Gözleri her dem buğuludur Yâ Resûlallah! Yükselip her an şem’ine pervane dönenler, Ruhların onlar bir koludur Yâ Resûlallah! Uçuşur iklîminde…
[box type=”note”]Soru: 1) “Sohbet-i Cânan” sözü aramızda maruf hale geldi; fakat, bu tabir -daha ziyade- her fırsatta Zât-ı Ulûhiyet’ten bahsetme ve bu sayede O’nun marifet ve muhabbetinde derinleşme şeklinde anlaşıldı. Zât-ı Ulûhiyeti bize tanıtan Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’le alâkalı mevzular da sohbet-i Cânan çerçevesinde değerlendirilebilir mi? Bu…
Risale-i Nur’da Külli Kaideler- 1 [box type=”shadow”] Bismillâh, her hayrın başıdır. [/box] Risale-i Nurlardan Sözlerin, hattâ denebilir ki Risale-i Nurların ilk cümlesi olan bu söz, biri itikadî biri fıkhî şu iki önemli manâ ve/veya iki önemli kaideyi ihtiva etmektedir: Her hayırlı işe Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm’le başlanmalıdır. Besmelesiz başlanan işler sonunda neticesiz kalmaya…
[dropcap]H[/dropcap]azret-i Fahr-ı Kâinât efendimiz [s.a.s], Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar Müslüman şairlerce övülmüştür. Bu güzel adet yahut geleneğe “Na’t sanatı” denilir. Saadet asrı şairlerinden Hassan bin Sâbit ile Bânet Suâd yahut Kaside-i Bürde adıyla meşhur şiirin sahibi Kâab ibni Züheyr bizzat Allah Resûlü’nün [s.a.s] iltifatlarına mazhar olmuşlardır. İslâmî Türk edebiyatı da…









