Gomidas Vartabed, gerçek adıyla Soğomon Soğomonyan (1869-1935) Kütahya doğumlu bir müzisyen. Ermeni müziği denilince hatırlanması gereken en önemli isimlerden biri. Çünkü Gomidas, rahip, şef, besteci ve müzikolog kimliğinin yanında 4 binin üzerinde halk ezgisini, şarkısını notaya aktarıp arşivlemiş bir derlemeci. [tweet] [facebook]
Kategori: Bütün Yazılar
Ondört asır evvel, yine bir böyle geceydi, Kumdan, ayın ondördü, bir öksüz çıkıverdi! Lâkin o ne hüsrandı ki: Hissetmedi gözler; Kaç bin senedir, halbuki, bekleşmedelerdi! Nerden görecekler? Göremezlerdi tabî’î: Bir kere, zuhûr ettiği çöl en sapa yerdi; Bir kere de, ma’mure-i dünyâ, o zamanlar, Buhranlar içindeydi, bugünden de beterdi. Sırtlanları…
[box type=”note”]Mü’min, ölümden korkar mı? “Ölüm korkusu” ile “imansız gitme endişesi” arasında ne türlü farklar vardır ve bu iki korku birbirinden nasıl tefrik edilebilir? Hak dostu bildiğimiz ve yakînin zirvesinde bulunduğunu düşündüğümüz insanların imansız gitmekten çok endişe ettiklerini görüyoruz. İmanın kuvveti ile endişenin şiddeti arasında bir münasebetten bahsedilebilir mi?[/box] -İnsan,…
Oruç, hiç gecikmeden, yolunu şaşırmadan, tam saatinde, dinç ve genç, tarihin dinamizmini de özünde gaybın bir üfleyişi gibi taşıyarak geldi. Mademki geldi onu iyi tanımak gerek. Oruç, boş bir çerçeve olarak veya bir mevsim gibi sadece tabiatın bir parçası olarak gelmedi. Tarihin bir parçası olarak geldi. Dolu geldi. Kendindekini boşaltacak.…
Muhakemeli görüş, kuşatıcı yaklaşım, işin derinliğine nüfuz etme ,düşüncede tutarlılık kavramlarına karşılık firâset kelimesi, “at” manasında Arapçada “feres” ten türetilmiştir. Halk arasında daha çok feraset diye kullanılmaktadır. Atların gözlerinin görüş açısı insanlara kıyasla, daha geniştir. Gözler başın her iki yanında olduğundan etrafı yaklaşık 180 derece açı ile görebilir. Bu da…
Zaman tüm umarsızlığıyla yol alır… Söyledikleriniz unutulur… Yaptıklarınız hatırlanmayabilir. Ancak sözleriniz ya da eylemlerinizle hissettirdikleriniz kayıtlardan silinmez… Olay 14 Ekim 1998 de kıtalar arası bir uçuş esnasında gerçekleşmiş. Bir kadın, uçakta zenci bir adamın yanında oturuyordu. Durumdan rahatsızlığını belli edercesine, hostesten başka bir yer bulmasını istedi, zira öylesine antipatik birinin…
Hz. Ömer’in (ra) yanında birisi methedilir.Hz. Ömer ile o şahıs arasında şöyle bir konuşma geçer: – O senin komşun mu idi? – Hayır, değildi. – Onunla hiç yolculuk yaptın mı? – Hayır, yapmadım. – Onunla hiç bir ticaretin oldu mu? – Hayır olmadı. – Zannedersem sen onu mescidde Kur’an okurken…
Önden Giden Atlılar yıllar ve yıllar boyu hemen her fırsatta şanlı mazimize, ülkemize, ülkümüze, evimize, köyümüze, kadınımıza, erkeğimize, örfümüze, adetimize hasılı herşeyimize destanlar kesmiş ve “bizimle aynı memeden süt emmeyenler buna inanmasalar da” kaydını koyarak o günlerin yeniden yaşanmasının hayal olmadığını anlatmaya çalıştım. Zira inanıyordum, bir süreden beri tarih ve…
Tevazuu severdi, kaynatıp taşırdılar Girdi hırs ambarına, çıkamadı bir daha… Haramla yağladılar, kibirle pişirdiler Bulanık göl ettiler, akamadı bir daha… Yakın arkadaşları çöplük yaptı beynini Doldurdular ve sonra dökemedi bir daha… Kör dikişler atıldı kaypak iradesine Sökmek istese bile sökemedi bir daha… Soyundu inancından terk-i edep eyledi Şerefini göğsüne takamadı…
Asrımız, insanı yutacak öyle bir benlik dönemi ki, bir taraftan imkanların artması, diğer yandan doyma bilmeyen istekler ve kendi için yaşayan bir toplum. Bu toplumda insana pompalanan duygu düşünce hep benlik. İnsan eğer kendisine verilen o ben duygusunu olması gereken yerde kullanmıyorsa mutlaka üstünlük aracı olarak değerlendirecektir. Ben diyecek, dinleyin…










