Tarık Burak Hocaefendi’nin Risale-i Nur’lara Vurulması Fethullah Gülen Hocaefendi, Erzurum’da okuduğu sırada, halini tavrını beğendiği ve zaman zaman gidip görüşmek istediği terzi Mehmet Şergil hakkında Murat Paşa Camii İmamı’ndan bazı olumsuz şeyler duymuştu. İmam demişti ki: – Bunlar Nurcu, bunlar Kur’an okumazlar. Onun yerine Said-i Kürdi’nin eserlerini okurlar. Hocaefendi, bu sözler üzerine çok…
Kategori: Bütün Yazılar
Tarık Burak Elif gibi dosdoğru Fethullah Gülen Hocaefendi, küçüklüğünden beri tahakkümü, zilleti asla kabul etmemişti. İzzet-i nefsini muhafaza etmişti daima. Haksızlığa katlanmamış, zulümden nefret etmişti. Yaşı ilerledikçe bu ahlâkı kendisinde iyice kökleşmiş ve hayatının sonraki yıllarına tamamen hâkim olmuştu. Kimseye minnet borcu olmadığı içindir ki sonraki yıllarda arkasında yürüyen milyonlarca…
Yıllar var ki, biz kurtuluşu hep batıda ve batılıda aramışızdır. Hatta o, kendi iç buhranlarıyla kıvrım kıvrım kıvrandığı bedâheti, sıradan insanlar tarafından sezildiği dönemlerde bile biz bu teslimiyetçi tiryakilikten vazgeçememişizdir. Vazgeçmek bir yana, yerinde onun teknolojik başarıları, yerinde de boş fantazyaları -sanırım göz bağcılıkları demek daha uygun olur- karşısında, apışıp…
Tarık Burak Hocaefendi’nin Çileli Eğitim Yılları Fethullah Gülen Hocaefendi, babasının hocalık yaptığı Alvar köyünde vaaz vermek için ilk defa cami kürsüsüne çıktığında 14 yaşındaydı. Erzurum’da tahsiline devam ediyor, Arapça’yı yeni yeni öğreniyordu. Bayramlarda, mübarek gecelerde, cuma günlerinde kürsünün karşısına geçip vaaz eden insanları ve tabii babası Ramiz Efendi’yi büyük bir hayranlık…
Çekme, çekip kendine bağlama, kendinden geçme ve rûhî heyecan sözleriyle ifadelendireceğimiz cezbe, tasavvuf ıstılahında; Allah’ın, sâliki kendine çekmesi, bundan doğan vecd hâli ve sâlikin beşerî sıfatlardan sıyrılarak ilâhî vasıflarla -ahlâk-ı âliye-i Kur’âniye de diyebiliriz- ittisafı ve tecelliyât-ı celâl ile vahdeti duyup hissetme veya müşâhedesidir ki, bu tecellilere ma’kes olan pâk…
İnsanlığın iftihar Tablosu’nun doğumu, topyekûn insanlığın da yeniden doğumu sayılır. O’nun dünyayı şereflendireceği güne kadar akın karadan, gecenin gündüzden, gülün de dikenden farkı yoktu; dünya âdetâ umumî bir mâtemhâne, varlık da tıpkı bir kaostu.. O’nun eşyanın yüzüne çaldığı nur sayesinde, zulmet ziyâdan ayrıldı, geceler gündüze kalboldu; kâinat kelime kelime; cümle…
Tarık Burak Fethullah Gülen Hocaefendi’nin doğup büyüdüğü Korucuk Köyü’nde 1940’lara kadar okul yoktu. Zaten halk çocuğunu okula göndermekten korkuyordu. Dini eğitimin yasaklanması, öğretmenlerin inanca aykırı tavır ve söylemleri halkta devletin okullarına karşı bir korku oluşturmuştu. Devletin eğitim sistemi milletin inanç hayatına uymuyordu. İnsanlar, evlatlarının dini inançlarını kaybetmelerinden endişe ediyordu. O…
Tarık Burak Adil Hakim, Hocaefendi ve Hizmet Fethullah Gülen Hocaefendi’nin beş yaşında olduğu 1943 yılında, gerek ülkemizde gerekse dünyada çok büyük hadiseler yaşanıyordu. Bediüzzaman’ı, kurdukları dünya için tehlikeli görenler tekrar harekete geçmişlerdi. Kadir Gecesi’ne isabet eden 27 Eylül 1943’de, Üstad’ı Kastamonu’dan alıp, üç yüz kilometre uzaklıktaki Ankara’ya sevk ettiler.Bu sıralarda 1943’te…
Aşk u şevk vâdilerinde seyahat eden hak yolcusu, zaman zaman aşk ateşiyle yanar durur, zaman zaman da Sevgili’nin sunduğu ölümsüzlük şarabını içer ve şevk u tarâbla coşar.. yanıp gezerken “ey sâkî aşkın od’una yandıkça yandım bir su ver!” der inler; Sevgili’nin aralanan kapısını iştiyakla süzerken de “parmağım aşkın balına bandıkça…
Cihan tarihinde hiçbir devir, bu asrın son yarısında olduğu kadar teknik buluşlarla dolu olmamış, insanoğlu da bu kadar maddî zenginliği bir arada görmemiş ve bu seviyede teknolojik refâha ermemiştir. Ne var ki, insanın manâlandırılması, ihtiva ettiği cevherler itibariyle yorumlanması ve ledünnî değerlerine göre bir yere oturtulması bakımından da hiçbir çağda,…






