"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Risale-i Nur

Said Nursi’nin Teolojisinde Gündelik Hayat

[dropcap]S[/dropcap]aid Nursi’ye göre, “İnsanın bu dünyaya gönderilmesinin hikmeti ve gayesi; Hâlık-ı Kâinat’ı tanımak ve ona iman edip ibadet etmektir. Ve o insanın vazife-i fıtratı ve farîza-i zimmeti, marifetullah ve iman-ı billahtır ve iz’an ve yakîn ile vücudunu ve vahdetini tasdik etmektir.” ; İnsanın bu dünyaya gönderilmesindeki hikmet ve gaye kainatın…

Risale-i Nur Mesleğinde Acz ve Fakrın Yeri

[dropcap]B[/dropcap]edîüzzaman, Risale-i Nurların değişik yerlerinde benimsediği hizmet metodunun esaslarından bahsederken en çok “acz, fakr, şefkat, tefekkür, uhuvvet, ihlâs, şükür, terk-i enâniyet ve mahviyet” gibi kavramlar üzerinde durmaktadır. Özellikle tarikatla mukayese bağlamında ele aldığında kendi mesleğinin tarikat sistemi üzerine değil “hakikat”, “uhuvvet” ve “hıllet” kavramları üzerine bina edildiğini ifade etmektedir. Ona…

10. Söz Haşir (Ölümden Sonra Diriliş) Bahsi – 12 Hakikat (2)

[box type=”shadow” ]YEDİNCİ HAKİKAT Muhafaza ve görüp gözetme kapısıdır. Hafîz  ve Rakib  isimlerinin cilvesidir. Hiç mümkün müdür ki, yüce bir fıtrattaki, yeryüzünün halifeliği gibi yüksek bir rütbedeki  ve ‘emanet-i kübra’ya  sahip çıkmakla vazifeli insanın kâinattaki rubûbiyete temas eden amelleri; gökte ve yerde, karada ve denizde, yaş kuru, küçük büyük, basit…

10. Söz Haşir (Ölümden Sonra Diriliş) Bahsi – 12 Hakikat (1)

[dropcap]M[/dropcap]UKADDİME Birkaç işaretle, Yirmi İkinci, On Dokuzuncu ve Yirmi Altıncı Sözlerde izah edilen bazı meseleleri bildireceğiz. Birinci İşaret Hikâyedeki sersem adam ve emin arkadaşı üç hakikati, kıyaslamayı temsil eder. Birincisi: Nefs-i emmarem ile kalbim arasındadır. İkincisi: Yolunu şaşırmış dinsiz felsefenin takipçileriyle Kur’an-ı Hakim’in talebeleri arasındadır. Üçüncüsü: İslam ümmetiyle küfür milleti…

Said Nursi’de Aile ve Sosyal Ahlak

[dropcap]H[/dropcap]er asırda olduğu gibi içinde bulunduğumuz yüzyılın manevi hastalıklarına karşı devayı Kur’an eczanesinden almaya mecburuz. Kuran ahlakıyla ahlaklanan Peygamberimiz (s.a.s)’in Sünnet-i Seniyyesini hayatımıza tatbik ve rehber edince, problem odaklı olarak gördüğümüz her türlü olayın, İslami dairede eriyerek birer nura dönüştüğünü görürüz. قُلْ إِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّونَ اللهَ فَاتَّبِعُونِي يُحْبِبْكُمُ اللهُ وَيَغْفِرْ…

10. Söz Haşir (Ölümden Sonra Diriliş) Bahsi – 12 Suret

[dropcap]B[/dropcap]ir Hatırlatma: Bu risaledeki hakikatleri hikâye şeklinde, teşbih ve temsillerle yazmamın sebebi, hem okuyana kolaylık sağlamak hem de İslam esaslarının ne kadar akla uygun, sağlam, birbiriyle uyumlu ve birbirini destekleyen hakikatler olduğunu göstermektir. Hikâyelerin mânâları, sonlarındaki hakikatlerdedir; temsiller, üstü kapalı bir şekilde o hakikatlere işaret eder. Demek, bunlar hayalî hikâyeler…

Hazreti Yunus İbni Mettâ’nın Münacâtı

[dropcap]H[/dropcap]azreti Yunus İbni Mettâ’nın (alâ Nebiyyinâ ve aleyhissalâtü vesselam) münacâtı, çok büyük bir yakarış ve duaların kabulüne çok mühim bir vesiledir. Onun meşhur kıssasının özeti: Hazreti Yunus (aleyhisselam) denize atılmış ve büyük bir balık onu yutmuş. Deniz fırtınalı, gece dehşet verici ve karanlık, her şeyden ümit kesilmiş bir haldeyken لاَ…

Risale-i Nur Nedir?

Risale-i Nur Külliyatı Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla. Yaratan Rabbinin adıyla oku!(1) O, insanı bir kan pıhtısından (embriyodan) yarattı.(2) Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.(3) O, kalemle (yazı yazmayı) öğretti. (4) İnsana bilmediği şeyleri öğretti.(5) (Alak Suresi : 1-5) “Risale-i Nur, yalnız bir cüz’i tahribatı, bir küçük haneyi tamir etmiyor;…

Üstad Hz.leri Maddî-Mânevî Füyûzat Hislerini Feda Etmişti – Mehmet Akar

[dropcap]Ü[/dropcap]stadımızın ve talebelerinin fedakârlığının bir yanı vardı ki, onları diğerlerinden daha aziz ve değerli kılan da buydu. Bu has, bu emsalsiz bir şeydi. İslâm olmadan olacak şey değildi. Çünkü bu nefsini feda etmekti, çünkü bu bir ömür bir ekşi ayranı ummak kadar olsun murat taşımamaktı. Bu lezzeti, hazzı, ayağını basacak,…

Münâcât – 2 (Lem’alar)

[box type=”shadow”] Ey her şeye gücü yeten Kadir! Dağlar ve içlerindeki varlıklar Senin mülkünde, Senin kuvvetin ve kudretinle, ilmin ve hikmetinle kullarının emrine verilmiş ve onların ihtiyaçlarıyla doldurulmuştur. Kendilerini bu şekilde vazifelendiren ve emrine itaat ettiren Hâlık’ı takdis ve teşbih ederler. [/box] [box type=”shadow”] Ey Hâlık-ı Rahman, ey Rabb-i Rahîm!…