Said, tam toprak gibi mahviyet ve terk-i enâniyet ve tevazu-u mutlakta bulunmak şarttır; tâ ki Risaletü’n-Nur’u bulandırmasın, tesirini kırmasın. (Kastamonu Lâhikası, s.13) Her asra ve her asırdaki her seviye ve tabaka insana küllî mânâları ile hitap eden Kur’ân-ı Kerîm, işarî mânâlarının külliyetinde cüz’î mânâ ile teyemmüm( فَتَيَمَّمُوا صَعٖيدًا) âyeti günümüze…
Ay: Haziran 2014
Hicretin üzerinden on beş yıl geçmiş ve cephelerin adamı Hz. İkrime için de artık vuslat vakti yaklaşmıştı; şehadet arzusuyla cepheden cepheye koşarken huzuru ilahiye gitmek istiyordu. O güne kadar çıktığı her meydanı, kendisini Habîb-i Yârine kavuşturacak bir zemin olarak telakki etmişti ama bir türlü nasip olmamıştı. Habîb-i Kibriyâ’nın adını dört…
Cevşen de, Cebrail’in (as) Peygamberimize (asm) indirdiği ve içerisinde Allah’ın binbir isminin bulunduğu tesirli bir duâdır. Zeyne’l-Âbidin (ra) tarafından rivayet edilen bu zengin duâyı Bediüzzaman da okumuş, hatta birçok sıkıntıdan bu duâ sayesinde kurtulduğunu ifade etmiş, başkalarına da okumasını tavsiye etmiştir. Ayrıca Bediüzzaman Hazretleri ,Büyük Cevşen’de yer alan ve içerisinde ‘İsm-i…
[box type=”note”]Soru: Kalbin Zümrüt Tepeleri’nde, gerçek hak dostlarının dünyevî endişelerden sıyrılıp âlem-i halka ait bütün husûsiyetleri ve âlem-i emre ait bütün derinlikleriyle Hakk’a yöneldikleri anlatılıyor. “Âlem-i halka ait hususiyetler” ve “âlem-i emre ait derinlikler” ne demektir? [/box] -İlim nazariyesi (epistemoloji) açısından Allah’tan gayrı zâhir-bâtın, lâtif-kesif, meşhud-gayrimeşhud, canlı-cansız, dünyevî-uhrevî her şeye…
Çocuğumu yeniden yetiştirmem mümkün olsaydı Ona işaret parmağımı kaldırıp yasaklar koymak yerine, Parmaklarıyla resim yapmayı öğretirdim. Hatalarını daha az düzeltir, onunla daha çok yakınlık kurmaya çalışırdım. Onu sadece gözlerimle izler, saat kısıtlamaları koymazdım. Daha bilgili olmaya çalışır, daha çok şefkat gösterirdim. Onunla daha çok yürüyüşlere çıkar, uçurtmalar uçururdum. Ona karşı…
İran- Irak Savaşı’nda kaybettiği kocasının biriktirmiş olduğu imkanları da çoktan tüketmiş, bir gün aç, bir gün tok yaşar hale gelmişlerdi. Kendi neyse de geride kalan üç çocuk yokluk bilmiyor, acıkınca feryadı basıyorlardı. Kerkük’ün sokaklarında ise sefalet kol geziyordu. Kim kime yardım edecek, destek olacaktı?.. Bir yanı yıkılmaya yüz tutmuş evceğizinin…
Ne ümitlerle geldikleri Bedir’de, Ebû Cehil ordusu büyük bir bozgun yaşamıştı; canını kurtaran Mekke’ye kaçmış, arkada ise yetmiş tane cansız beden bırakmışlardı. Bedir’de ölen, sadece Ebû Cehil değildi; onunla birlikte lider takımının neredeyse tamamı öldürülmüştü. Kardeşi Âs İbn-i Hişâm da onlar arasındaydı. Ebrehe’nin ordusuna benzer bir hezimetti bu; kin, nefret…
Kur’ân-ı Hakîm’de tevhidle ilgili mesajlar çoğu kere adı tevhidle özdeşleşmiş İbrahim (a.s.)’ın diliyle insanlara duyurulur. Hususiyle Şuara sûresinde, bir biri ardınca onun lisanıyla dört gerçeğe dikkat çekilir. Şimdi bu hususların izahına geçmeden bu âyetleri mealen arzedelim: “(Sizin o Rab olarak bildiğiniz) putlarınız, benim düşmanımdır; (benim Rabbim), âlemlerin Rabbidir ancak. O’dur…
Aynalarda seni hissediyorum, Hayal ırmağının çağıltısında Umutların mecnun parıltısında Rüyalarda seni hissediyorum… Ey dost en güzelin nakışındasın, Nurun karanlığa akışındasın, Bir denizin şehla bakışındasın Dalgalarda seni hissediyorum… Şuledar eyleyip sundun elini, Tayfuna çevirdin sevda yelini, Tutuşturdun yüreğimin külünü, Nevalarda seni hissediyorum… Yürürken gecenin kalbine doğru, Gönlümden beynime vuruyor ağrı, Yalnızlık…










