"Enter"a basıp içeriğe geçin

Etiket: yol

Yitirilmiş Bir Yolun Yolcuları – Emine Eroğlu

“Ben yitirdim yolumu / Yolların günahı ne?” şarkısı münafıklar için bestelenmiş gibidir.  Hep önde görünseler, camiye gittiklerinde ön safları doldursalar, Kâbe’yi tavaf ederken poz verseler de “yitirilmiş bir yolun yolcuları”dır onlar. Maruz kaldıkları/ kalacakları “ebedî hüsran”a kendi yapıp ettiklerinin sonucu olarak düşenler. Kazanırken kaybedenler, çırpınırken batanlar, izzetleri kopkoyu bir zillet…

Yolun erkanı… – Mehmet Ali Şengül

Manevi varlığı itibariyle ise o, kainatlara sığmayacak kadar değer ifade eden, paha biçilmez maddi-manevi cihazlarla mücehhez olarak donatılmış ve canlılar içinde donanım itibariyle en kıymetli ve en değerli bir varlıktır. İnsan, Allah’ın men’ettiği haram ve günahları irtikab ederek, kendisine yakışmayan tavır ve davranışlarıyla; sahip olduğu bu harika sanatlarla donatılmış olduğunun…

Zaman Dertlenme Zamanı

Soru: Günümüz dünyasında hemen her gün yürek dağlayıcı hâdiselerle karşı karşıya gelmemize rağmen, yeterince müteessir olamayışımızın sebepleri nelerdir? Hak katında duyarlı bir mü’min olabilme adına nasıl hareket edilmelidir? Cevap: Bir insanın en yakınından uzağa doğru alâkadar olduğu farklı daireler vardır. Kişinin kendisi bu dairelerin merkez noktasını tutar. Başka bir ifadeyle,…

Gönüllüler Topluluğunun Aksiyon Anlayışı ve Hareket Felsefesi

Hakka hizmet yolunda bulunan insanların öncelikle şu realiteyi kabul etmeleri gerekir: Dün olduğu gibi bugün de kin, nefret, haset ve çekememezlik gibi kötü hasletlere sahip insanlar, paranoyak ruh hâliyle, kendileri gibi düşünmeyen kesimleri düşman ilan edecek, sürekli sağa sola saldıracak ve çıkarlarını koruma adına çeşit çeşit şenâet ve denâetleri işleyeceklerdir.…

Sızıntı Başyazıları: Yollar

Yollar kıvrım kıvrım uzanır sonsuzluğa kadar. Ve yolcular vardır bu yollarda, çağlayan sular, ağlayan bulutlar gibi.. sular gibi başını taştan taşa vurarak koşar sonsuz ummanlara doğru. Ve, ışıkla, hararetle yükselir yükselebildiği kadar.. bitip tükenme bilmeyen bu devr-i dâim, bu ebedî yolculuk, bir lâhza dinmeden sürer gider. Güneşler ülkesinden toprağın bağrına…

Yollardayız Yavrum

Yeryüzünü bahara hazırlamak için cemrelerin, soğuk sulara düştüğü bu günlerde; uzaklardan, çok uzaklardan bir mektup düştü masama. Üşüyen yüreğimi ısıtan bir mektup… Bir çocuk muhacirin mektubu… En altta ‘küçük muhacir Ekrem’ yazıyordu. ‘Türkiye’de mutlu bir hayatımız vardı’ diye başlıyor mektup. ‘Babam bir akşamüzeri eve geldiğinde ‘Sri Lanka’ya gidiyoruz’ dedi. Hâlbuki…