Yıllardan beri, bizim de bağlı bulunduğumuz İslâm dünyasına göz açtırmayan ve milletimize kan kusturan düşmanlarımız, bilmeyerek Müslümanları uyardı ve İslâmî dirilişi hızlandırdılar. Yakın tarihe kadar batının, sehhâr fakat felç edici, şatafatlı ama aldatıcı güzellikleri karşısında özünü ve târihî değerlerini tezyîf ve inkâr eden pek çok Müslüman ülke, bugün daha objektif…
Etiket: millet
Bir kısım zararlı inatlarımızı müşâhede ettikçe, târihî tekerrürlerden hiçbir şey anlamadığımızı görüyor, üzülüyor, utanıyor ve zaman zaman da sarsılıyoruz… Birkaç asır var ki batı hayranlığı bizde böyle bir inat ve inattan da öte bir hastalık halini aldı. Bizde şiddetli bir vuslat arzusu, onlarda nazlı bir kaçış; bizde, binbir kanalın içine…
Geleceğin emniyet ve güven üzerine kurulması, geçmişin iyi bilinip tanınmasına, hissedilip ruhlarda korunmasına bağlıdır. Geçmişimizi bize en iyi duyuranların başında da şüphesiz, mescitlerimiz, ezanlarımız, ilâhîlerimiz, serhat türkülerimiz, mehterlerimiz ve bu kaynaklardan fışkıran sanat ve edebiyatımız gelir. Bugün o koskoca geçmiş büzülüp sıkışmış ve bunların içine sinmiş gibidir. Ne zaman mescitler,…
Bizim toplum yapımız, “işte tâlih” deyip öğüneceğimiz, başkalarının da imreneceği seviyeler üstü ve hiçbir içtimâî sistemin bugüne kadar arayıp da bulamadığı, bulsa da ulaşamadığı bir güzellikler meşheriydi. Kendi ruhundaki dinamiklerden güç alan, kendi öz kaynaklarından beslenen.. vesâyâ bilmeyen, kimseye ve hiçbir şeye tâbi olmayan; kendi olarak asırlar ve asırlar ayakta…
Yıllar yılı ihmale uğramış bu ülke, en büyük şehirlerden en küçük kasabalara, en küçük kasabalardan da en ücra köylere kadar mutlaka imar edilmeli; asırların birikimi ictimâî dertlerimiz, bir daha, bugüne kadar bir türlü kurtulmayı başaramadığımız aynı fasid daireler içine girilmeyecek şekilde, günümüzün inanmış, tecrübeli, mahir dimağlarınca dikkatle gözden geçirilmeli; gelişen…
Yeryüzü muvâzenesinin tamamen bozulduğu, içtimâî coğrafyanın sürprizlere hâmile bulunduğu şu günlerde, ‘tabakât-ı beşer’ çapında sözünü geçirebilecek bir yüce devlete ve âlî bir millete, ne kadar muhtaç olduğumuz her türlü izahtan vârestedir. Şarktan garba şenâetlerin işlendiği, mazlumun hor görülüp zâlimin alkışlandığı; süper devletlerin kendi çıkarları hesabına, yeryüzünü anarşiye devir ve teslim…
[dropcap]K[/dropcap]itabımızda iki hareket noktası vardır. Bunlardan birisi ülkemizde dar anlaşılan, aslında bir toplumun yaşama tarzı olan kültürdür. Diğeri ise o kültürün yaşama, tesirlik kazanma ve var olma mücadelesine güç katan maddi ve manevi kalkınmadır. Nereden bakarsak bakalım kültürle kalkınma iç içedir. Bu bakımdan kültür mü ekonomi mi tercihi yapılamaz. Bunlar…






