Bâd-ı hazân esti bağlar bozuldu Gülistânda katmer güller mi kaldı? Şecerler kırıldı bârlar üzüldü El atacak dahî dallar mı kaldı? Bir sel aldı sahrâları bürüdü Ağaçlar kurudu kökler çürüdü Erler yüreğinde yağlar eridi Hasb-i hâl edecek kâller mi kaldı? Bozuldu dünyanın bâğ u bostânı Zâğ-ı siyeh yaktı bu gülistânı…

