"Enter"a basıp içeriğe geçin

kocar.org

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-10

Tarık Burak Bediüzzaman ve Risale-i Nurlar’ın Etkisi Fethullah Gülen Hocaefendi, kendi üzerinde derin etkiler bırakan Bediüzzaman Said Nursi ve Risale-i Nur’un farklılığını şu şekilde ortaya koymaktadır: “Ben Efendimize (sallallahu aleyhi ve sellem) babamdan, annemden tevarüs ettiğim duygularla, düşüncelerle sımsıkı bağlıydım. Fakat Efendimizin insanlık çapında yaptığı şeyleri ister mucizatıyla, ister Reşhalarla Bediüzzaman’da…

Sızıntı Başyazıları: Yakîn

Yakîn, şekten, şüpheden kurtulmak; doğru, sağlam ve kesinlerden kesin bir bilgiye, hem de herhangi bir tereddüt ve kuşkuya düşmeyecek şekilde ulaşmak ve o bilgiyi rûha mâl etmek demektir. Yerinde îkân, istîkân ve teyakkun da diyeceğimiz yakîn, mârifet yolcusunun ruhânî seyahatinde yükselip yaşadığı mânevî bir makamdır. Böyle bir makam, derece, mertebe,…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-9

Tarık Burak Hocaefendi’nin Risale-i Nur’lara Vurulması Fethullah Gülen Hocaefendi, Erzurum’da okuduğu sırada, halini tavrını beğendiği ve zaman zaman gidip görüşmek istediği terzi Mehmet Şergil hakkında Murat Paşa Camii İmamı’ndan bazı olumsuz şeyler duymuştu. İmam demişti ki: – Bunlar Nurcu, bunlar Kur’an okumazlar. Onun yerine Said-i Kürdi’nin eserlerini okurlar. Hocaefendi, bu sözler üzerine çok…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-8

Tarık Burak Elif gibi dosdoğru Fethullah Gülen Hocaefendi, küçüklüğünden beri tahakkümü, zilleti asla kabul etmemişti.  İzzet-i nefsini muhafaza etmişti daima. Haksızlığa katlanmamış, zulümden nefret etmişti. Yaşı ilerledikçe bu ahlâkı kendisinde iyice kökleşmiş ve hayatının sonraki yıllarına tamamen hâkim olmuştu. Kimseye minnet borcu olmadığı içindir ki sonraki yıllarda arkasında yürüyen milyonlarca…

Sızıntı Başyazıları: Yeni Dünyalara Doğru

Yıllar var ki, biz kurtuluşu hep batıda ve batılıda aramışızdır. Hatta o, kendi iç buhranlarıyla kıvrım kıvrım kıvrandığı bedâheti, sıradan insanlar tarafından sezildiği dönemlerde bile biz bu teslimiyetçi tiryakilikten vazgeçememişizdir. Vazgeçmek bir yana, yerinde onun teknolojik başarıları, yerinde de boş fantazyaları -sanırım göz bağcılıkları demek daha uygun olur- karşısında, apışıp…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-7

Tarık Burak Hocaefendi’nin Çileli Eğitim Yılları Fethullah Gülen Hocaefendi, babasının hocalık yaptığı Alvar köyünde vaaz vermek için ilk defa cami kürsüsüne çıktığında 14 yaşındaydı. Erzurum’da tahsiline devam ediyor, Arapça’yı yeni yeni öğreniyordu. Bayramlarda, mübarek gecelerde, cuma günlerinde kürsünün karşısına geçip vaaz eden insanları ve tabii babası Ramiz Efendi’yi büyük bir hayranlık…

Sızıntı Başyazıları: Cezbe, İncizap

Çekme, çekip kendine bağlama, kendinden geçme ve rûhî heyecan sözleriyle ifadelendireceğimiz cezbe, tasavvuf ıstılahında; Allah’ın, sâliki kendine çekmesi, bundan doğan vecd hâli ve sâlikin beşerî sıfatlardan sıyrılarak ilâhî vasıflarla -ahlâk-ı âliye-i Kur’âniye de diyebiliriz- ittisafı ve tecelliyât-ı celâl ile vahdeti duyup hissetme veya müşâhedesidir ki, bu tecellilere ma’kes olan pâk…

Sızıntı Başyazıları: Kutlu Doğum

İnsanlığın iftihar Tablosu’nun doğumu, topyekûn insanlığın da yeniden doğumu sayılır. O’nun dünyayı şereflendireceği güne kadar akın karadan, gecenin gündüzden, gülün de dikenden farkı yoktu; dünya âdetâ umumî bir mâtemhâne, varlık da tıpkı bir kaostu.. O’nun eşyanın yüzüne çaldığı nur sayesinde, zulmet ziyâdan ayrıldı, geceler gündüze kalboldu; kâinat kelime kelime; cümle…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-6

Tarık Burak Fethullah Gülen Hocaefendi’nin doğup büyüdüğü Korucuk Köyü’nde 1940’lara kadar okul yoktu.  Zaten halk çocuğunu okula göndermekten korkuyordu. Dini eğitimin yasaklanması, öğretmenlerin inanca aykırı tavır ve söylemleri halkta devletin okullarına karşı bir korku oluşturmuştu. Devletin eğitim sistemi milletin inanç hayatına uymuyordu. İnsanlar, evlatlarının dini inançlarını kaybetmelerinden endişe ediyordu.  O…

Âşık-ı Sâdık Fethullah Gülen Hocaefendi-5

Tarık Burak Adil Hakim, Hocaefendi ve Hizmet  Fethullah Gülen Hocaefendi’nin beş yaşında olduğu 1943 yılında, gerek ülkemizde gerekse dünyada çok büyük hadiseler yaşanıyordu. Bediüzzaman’ı, kurdukları dünya için tehlikeli görenler tekrar harekete geçmişlerdi. Kadir Gecesi’ne isabet eden 27 Eylül 1943’de, Üstad’ı Kastamonu’dan alıp, üç yüz kilometre uzaklıktaki Ankara’ya sevk ettiler.Bu sıralarda 1943’te…