Bunlar bakışlarında bütüncüllerdir; doğru görür, doğru düşünür ve her hamlelerini hak mülahazasına bağlarlar. Nefis ve mâverâ-i tabiat arasındaki gel-gitleri hep bu temel espri etrafında cereyan eder. Onlar yerinde irade ve şuur merceğini kendi iç dünyalarını temaşaya yönlendirir ve fıtrat-ı asliyelerini kontrole koyulur; ardından da hemen onu ötelere ve ötelerin de…
Kategori: Bütün Yazılar
Elhamdülillâhi Rabbi’l- Âlemîn, vessalâtü vesselâmü alâ seyyidinâ ve nebiyyinâ Muhammedin ve alâ âlihî ve sahbihî ecmaîn. Ya Allah, Ya Rahman, Ya Rahîm, Ya Ferd, Hayy, Kayyûm, Ya Hakem, Ya Adl, Ya Kuddûs! İsm-i A’zam’ın hakkına ve Kur’an-ı Mu’ciz-ül Beyan’ın hürmetine ve Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâm’ın şerefine, bizleri, ülkemizi ve İslâm âlemini…
Kendi Kendimizle Yüzleşme veya Muhasebe-2 İnsanın kendiyle yüzleşmesi ve hayatını hep حَاسِبُوا أَنْفُسَكُمْ قَبْلَ أَنْ تُحَاسَبُوا çizgisinde sürdürmesi nefis ve hevâya karşı kararlı duruşa ve mutlak sonsuzluğun O’na ait olduğu iz’anıyla kendini sıfırlamasına bağlıdır. Aslında Sonsuz’a karşı âciz, fakir, muhtaç ve her şeyi O’ndan birer emanet olan insana düşen de budur. Aksine,…
“Ben yitirdim yolumu / Yolların günahı ne?” şarkısı münafıklar için bestelenmiş gibidir. Hep önde görünseler, camiye gittiklerinde ön safları doldursalar, Kâbe’yi tavaf ederken poz verseler de “yitirilmiş bir yolun yolcuları”dır onlar. Maruz kaldıkları/ kalacakları “ebedî hüsran”a kendi yapıp ettiklerinin sonucu olarak düşenler. Kazanırken kaybedenler, çırpınırken batanlar, izzetleri kopkoyu bir zillet…
Önceki yazımızda dünya çapında sosyal hareketlere ilham kaynağı olan kurucu liderlerin fazilet, ilmî kifayet, isabetli karar verme, hayatını belli değerlere adama, toplumunun dertleri ile dertlenme, takipçilerini içinde bulundukları zorluklardan çıkarma, kuşatıcı bir gelecek vizyonuna sahip olma, bu vizyonu takipçileri ile etkili biçimde paylaşma, problemleri çözme, insanları yetkilendirme gibi bir çok…
Bir Şey Yaratmak İstediğinde Sadece “Ol” Der “Ol” mânâsına gelen “kün” kelimesi, “kevn” masdarının emir sîgasından türetilen bir terim olup Kelâm, Tasavvuf ve Edebiyat’ta Allah’ın yoktan mutlak mânâda yaratmasını ifâde etmek için kullanılır[1]. Buna “Tekvîn” de denir. Tekvîn, el veya âletle bir şey yapmayı ifade etmez. Tekvîn, irade ile, kudretin…
Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem) de Mekke-i Mükerreme’den Medine-i Münevvere’ye hicret buyurdu. O gün Medine’nin çevresi, Yahudiler ile muhât idi; Kaynuka, Kureyza, Nadır Yahudileri ve yanı başlarında Hayber saltanatları vardı. Orada o Evs ve Hazrec’den çokları da henüz iman etmemişlerdi. Yetmiş, seksen veya yüz insanın iman etmesiyle, orayı bir güven…
[box type=”shadow” align=”aligncenter” class=”” width=””] “İyiliğin neticesi iyilikten başka bir şey olmaz” [Rahman 60][/box] [box type=”shadow” align=”aligncenter” class=”” width=””] “Hiç kimse bir başkasının günahından dolayı sorumlu olmaz” (Fatır 18][/box] [box type=”shadow” align=”aligncenter” class=”” width=””] “Müminler işlerini şura (danışma) esasına göre yürütürler” [Şura 38][/box] [box type=”shadow” align=”aligncenter” class=”” width=””] “Barış, elbette…
Ben yaklaşık 5 yıl diye hatırlıyorum; arkadaşlarıma da sordum, onlar da öyle söylediler. Dile kolay tam 5 yıldır Hocaefendi cehri kıraat yapılan namazlarda istisnalar hariç imamlık yapmıyor. Arkasında namaz kılınacağına, imamlık evsafını haiz olduğuna inandığı insanları mihraba geçiriyor. Ama 10 Şubat 2014 günü akşam namazında bir istisna daha yaşadık. İmamete…
Kendi Kendimizle Yüzleşme veya Muhasebe-1 [box type=”warning” align=”” class=”” width=””]İnsan kendini yakın takibe alamaz ve nefsini, iyiliklere açık, kötülüklere de meyyal yanlarıyla doğru okuyamazsa, sürçmelerden sıyrılamayacağı gibi, hayatını istikamet içinde sürdürmesi de çok zor hatta imkânsızdır. [/box] “Kul oldum, kul oldum!” diyecekleri yerlerde firavunâne naralar atarak herkesi kendilerine kul sayma…










