"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Bütün Yazılar

Müslüman Demokrat – Hakan Yalman

Dinler birer inanç sistemi olmakla birlikte çoğunlukla bir varlık algısı ve bir yaşam biçimi oluştururlar. Bu nedenle ferdi hayatı ve sosyal hayatı derinden etkileyen yapılardır. Demokrasi de sosyal hayatın gelişimiyle birlikte artık bir yönetim şekli olmaktan çok, bir hayat tarzı olarak algılanmaya başlandı. Daha önce ifade ettiği; “araya temsili bir…

Sızıntı Başyazıları: Utanma Ufku

Geçmişin şanlı ve ibret dolu sayfaları ve hâlin düşündürücü tabloları karşısında, kim bilir şimdiye kadar, içlerinde burkuntu, ruhlarında hüzün niceleri ağlayıp inledi. Niceleri; şanlı fakat gurûru rencide olmuş bir milletin; muhteşem, fakat hırpalanmış bir devletin; her tarafı “bağ-ı irem”ken, vîrânelere dönmüş bir ülkenin, yürekler acısı umumî manzarasıyla âh u efgân…

Sızıntı Başyazıları:Nesillerin Maariften Bekledikleri

Tâlim ve terbiyeden ne anlamalıyız? Nesiller, nasıl ve ne suretle terbiye edilmelidir? Onlara, neleri, nasıl ve niçin okutmalıyız? Ve bu kutsi vazîfeyi kimler görecektir? Terbiye ile alâkalı mevzûları ele alırken, kendi kendimize soracağımız bu suâllere, inandırıcı cevaplar bulma mecburiyetindeyiz. Hedef ve gâyesi belirlenememiş bir talim ve terbiye sistemi, nesilleri şaşkına…

Öğrenciye Burs Vermek Ashab-ı Suffa’ya Yardım Eden Sahabe Geleneğidir…

Fuat Kocaer Hz. Ömer, “gençliği olmayan bir millet mahvolmuştur” derken çocukların ve gençlerin ülke için herşey olduğu gerçeğini dile getirmiştir. Evet, bir milleti yüceltmede en önemli faktör nedir diye sorduğumuzda ilk cevabın gençlik olduğunu söyleyebiliriz. Ama âhiret inancıyla dopdolu adalet duygusuyla mücehhez bir gençlik… Gençliğin elinden tutma, ona doğru yolu…

Sızıntı Başyazıları: Maarifin Va’dettikleri

Ülke saadetinin sağlam ve ümit verici olması, bugünkü nesillerin ciddiyetle ele alınmasına ve geleceğe göre kalb-kafa bütünlüğü içinde yetiştirilmesine bağlıdır. Günümüzün talihsiz gençleri, aile ihmâlkârlığının bağrında hayata gözlerini açtı ve kendini insafsız bir çevrenin, merhametsiz hâdiselerin, öldürücü fikir akımlarının ve felç edici neşriyatın kucağında buldu. Yarınları omuzlarında bayraklaştıracak olan bugünün…

Sızıntı Başyazıları: Gök Kubbe

Bu güzel ülke; münbit vahaları, cennet gibi ovaları, latif iklimi, bereketli toprağı ve sînesinde sakladığı çeşit çeşit hazineleriyle, çalışkan bir toplumu, saadetlerin zirvesine ulaştırabilecekken, bu kadar zenginlikler içinde kahrolup giden insanımızın, talih zedeler gibi, sefaletin dişleri arasında kıvranıp durması ne ürpertici bir tablodur! Bu güzel ülke; münbit vahaları, cennet gibi…

Gönüllere Tûbâ-i Cennet Çekirdeği

Kötülüklere karşı iyilikte bulunmak ihsandır Bir taraf olabildiğine kabul edici, sinesini açıcı, herkesi bağrına basıcı olmalı. Diğer taraf dirense bile belli bir süre sonra sizin atmosferiniz içinde onlar da yumuşayacaktır. İnsanlara, kötülükle değil iyilikle mukabele edilmesi gerekir. Kötülüklere karşı iyilikle mukabelede bulunun. İyiliğe karşı iyilikle mukabelede bulunmak ihsan değildir. Kötülüklere…

Sızıntı Başyazıları: Aydınlık Kapıya Doğru

Bu millet, birkaç asırdan beri kendi bünyesinde akıl almaz zıtlaşmalara, anlaşılmaz kutuplaşmalara düşerek, içten içe kendi kendini çürütmüş ve âdetâ düşmanlarının emellerine hizmet eder hâle gelmiştir. Bir kesim, kendisinin sağmal’ı saydığı Anadolu’yu hep horlamış; bir kere olsun gidip orada dolaşmayı, kendi insanı ile görüşüp konuşmayı hiç mi hiç düşünmemiş; onların…

Sızıntı Başyazıları: Ak ve Kara

Yıllar var ki cehâlet, görgüsüzlük ve uyuşukluğun çevremizde meydana getirdiği karanlık atmosferi aşarak, şanlı mazimizi aydınlatan ışık kaynaklarından istifâde edemez ve aydınlanamaz olduk. Bizler yakın geçmişimiz itibariyle, atâlet ve rûh sefaleti adına, alabildiğine bir bolluk, ilim ve düşünce adına da yokluktan başka bir şey görmedik. Bu uğursuz hâl, ülkemizi, en…

Sızıntı Başyazıları : Cehalet Çıkmazı

Yeni bir vazife dönemini daha idrak ederken, yüreklerimizde Zeliha’nın aşk u hicrânı, Yakub’un âh u efgânı, gözümüzü açacak, gönüllerimizi şâd edecek müjdeler bekliyoruz. Ölü ve karanlık yılların, önüne katıp sürüklediği yığın yığın felâket molozu altında, çırpınıp duran insanımızın, yürekler acısı hâli karşısında azap çekmemek mümkün mü? Gidiniz! Şu bizimle aynı…