[dropcap]A[/dropcap]dnan Menderes nizamını yıkanların başında gelenler, barajlar yıkılıp da, memleketin su altında boğulma tehlikesini görünce, küçük ve liyakatsiz elleriyle yıkılan koca barajın gediğini çamurla kapatmaya uğraşır görünmeye çalıştılar. Hakikaten bunlar komünizm aleyhinde idiler ise mevcut nizamı korumaları ve bu nizamın yanında yer almaları icap ederdi. Büyük barajı yık, memleketi sular…
Kategori: Pırlanta Ölçüler
[dropcap]Y[/dropcap]üceler yücesidir O! İlim ve kudretiyle her şeyden büyüktür O! Zira O, öyle bir Hallâk, Alîm, Sâni’, Hakîm, Rahman ve Rahîm’dir ki, kâinat bağındaki şu yeryüzünün ve gökyüzünün varlıkları, apaçık o Hallâk-ı Alîm’in kudretinin mucizeleridir: Ve yeryüzü bahçesindeki şu her yere serpilmiş, rengârenk, süslenmiş bitkiler ve dört bir yana yayılmış,…
[dropcap]İ[/dropcap]bnu Mes’ud (r.a.) rivayet etmiştir ki; Resulullah (sallallahu aleyhi vesellem) buyurdular ki: “Cennete en son giren kimse, bazan yürür, bazan ağlar. Ateş de arada sırada onu yalar geçer. Cehennemi tamamen geçince dönüp ona bir nazar eder ve: “Senden beni kurtaran Allah münezzehdir! Allah Teala hazretleri, bana evvelin ve ahirinden hiç…
[dropcap]A[/dropcap]LLAHU EKBER’in otuz üç mertebesinden yedisini anlatacağız. O mertebelerin mühim bir kısmı Yirminci Mektup’un ikinci Makam’ında, Otuz ikinci Sözün ikinci Mevkıfının sonunda ve Üçüncü Mevkıfının başında izah edilmiştir. Bu mertebelerin hakikatini anlamak isteyenler o iki Söz’e baksınlar. “De ki: Her türlü hamd Allah’a mahsustur ki, asla evlat edinmemiştir. Hâkimiyetinde ortağı…
[dropcap]B[/dropcap]eş Şehir’de Erzurum’un kış mevsimini, küçük bir şafak gibi gülen çayların eşliğinde yaşanan ‘uzun sohbetler devri’ şeklinde tasvir eden Tanpınar, kışın gelmesiyle Erzurum’un kapılarının kapandığını, şehrin kendi içine döndüğü bu mevsimde tatlı sohbetlerin başladığını ve çok zarif ustalıklı cümlelerle eşe dosta tarizler edildiğini söyler. Tanpınar, kapalı kış mevsiminin beslediği sohbetler…
[dropcap]O[/dropcap]n sekiz âyeti geçmeyen bu sûre gerçekten çok büyük bir ehemmiyet taşır. Akîde ve şeriatla ilgili, insanlık ve mevcudatla alâkalı birçok önemli hakikatlar ihtiva etmektedir. İnsan kalbine ve kafasına uzak mesafeler ve yüksek ufuklar açan, ruha ve zihne derin hatıralar büyük mânalar sokan sistematik metotlar bakımından, terbiye ve eğitim prensipleri…
[box type=”note”]Elhamdülillâh…Elhamdülillâh…Elhamdülillâhillezî hedânâ lihâzâ…vemâ künnâ linehtediye levlâ en hedânallâh… Vemâ tevfîkî vela’tısâmî illâ billâh…aleyhi tevekkeltü ve ileyhi ünîb… Eşhedü ellâ ilâhe illallâhü vahdehû lâşerîke lehû velâ nazîra lehû velâ misâle leh… Ellezî lâ uhsî senâen aleyh…Kemâ esnâ alâ nefsihî… Azze câruhû ve celle senâühû velâ yü’zamü cündühû velâ yuhlefu va’dühû…
[dropcap]B[/dropcap]üyük devlet tanımı imparatorluklar dönemini izleyen 19. yüzyılın bir tanımı ve bu döneme ilişkin büyük ulus-devlet özellikleri mevcut; bu dönemde de ulus-devletler ve Osmanlı örneğinde olduğu gibi geç dönemlerini yaşayan imparatorluklar arasında önemli sayılabilecek ilişkiler yaşanıyor, bugünkü hacim ile oransal açıdan mukayese edilebilecek sermaye hareketleri 19. yüzyılda da çok canlı.…
[dropcap]M[/dropcap]evlana ne zaman gelir? Bu sorunun cevabı nefes almak kadar kolay, yaşamın kendisi kadar da karmaşıktır, öğretmenlerin öğretmeni; vicdan, namus ve umut dünyamıza Yüce Yaratan’ın iradesiyle ve ıstırap çekenlerin acı haykırışları üzerine gelmektedir. Bilindiği gibi sosyal sıkıntılar ve politik krizlerin hücumuna uğrayan bir yaşam tarzını seçmekle karşı karşıya kalan insanlar,…
[dropcap]İ[/dropcap]slam dünyasının modern tarihe dâhil olması ve bu tarih içinde yaşadığı 150 yıllık zorlu bir tecrübeden sonra bugün İslâm dünyasında yeni sayılabilecek bir “aydın-ulema” profiline doğru gidildiğini söylemek mümkün. Ernest Gellner ve Şerif Mardin, “yüksek İslâm” ve “halk İslâm’ı ayırımı yaparak modern Müslüman dünyayı anlamaya çalışırlar. Bu kavramsallaştırma yanlıştır. Zira…









