Yıllar yılı ihmale uğramış bu ülke, en büyük şehirlerden en küçük kasabalara, en küçük kasabalardan da en ücra köylere kadar mutlaka imar edilmeli; asırların birikimi ictimâî dertlerimiz, bir daha, bugüne kadar bir türlü kurtulmayı başaramadığımız aynı fasid daireler içine girilmeyecek şekilde, günümüzün inanmış, tecrübeli, mahir dimağlarınca dikkatle gözden geçirilmeli; gelişen…
Kategori: Pırlanta Ölçüler
Hakka hizmet yolunda bulunan insanların öncelikle şu realiteyi kabul etmeleri gerekir: Dün olduğu gibi bugün de kin, nefret, haset ve çekememezlik gibi kötü hasletlere sahip insanlar, paranoyak ruh hâliyle, kendileri gibi düşünmeyen kesimleri düşman ilan edecek, sürekli sağa sola saldıracak ve çıkarlarını koruma adına çeşit çeşit şenâet ve denâetleri işleyeceklerdir.…
‘Gözlerimi yummuş ümit meşcereliğimde çimlenen yarınki nesilleri seyrediyorum!’ Yarınların iyilik ve güzellik dünyasında her şeyi cennet ehlinin temiz simaları gibi imrendirici, onların derin bakışları kadar ifadeli ve tenlerinin kokuları kadar bayıltıcı buluyor, dörtbir yandan taşıp gelen bu binbir râyiha ile taş gibi kalplerin dahi yumuşayıp eridiğini hissediyoruz. Evet, geleceğin zihni…
‘Yaşayanlar hep ümitle yaşar Me’yus olan ruhunu vicdanını bağlar.’ M.A. Gözlerimi yummuş, Ümit meşcereliğimde çimlenen yarınlarda geziyorum. Varlığın dörtbir yanında duyulup görülen güzelliklerin, evlerimizden çarşı-pazara, mektep ve ma’bede, kışla ve meclise; oradan da yeniden evlerimize, hatta yatak odalarımıza, salon ve mutfaklarımıza gelip aktığını, bir buğu, bir ışık halinde her…
Mazhar olduğumuz nimetlerin kadrini bilmek, yeni mazhariyetler için en sağlam bir esas, en güçlü bir vesîledir. Sıkıntı ve mahrumiyetler, izâfî değerler ifade ettikleri için, en müreffeh bir hayat seviyesinde bile, her zaman bir kısım mahrumiyetlerden bahsetmek mümkündür. Tabii bunların yapıcı bir düşünce ile ele alınmasında da mahzur yoktur. Ancak, bütün…
Son asırlarda, içeride ve dışarıda, millet ve ülkemiz hakkında, ne düşünülen ne de söylenilen şeyler hiç de iç açıcı olmamıştır. Bu düşünce ve söylentilere göre devlet eski güç ve aktivitesini kaybetmiş, toplum bütün bütün fonksiyonunu yitirmiş; kitlelerin çehrelerinde fevkalâde bir durgunluk, dalgınlık ve bitkinlik.. en canlı dakikaları sadece geçmişi sayıklama…
Özellikle 11 Eylül 2001’denberi Allah’ın her günü Batı Medyası’nda İslamcılık, İslamcı, Müslüman terörist, İslami militant, İslami fundamentalist, radikal müslüman, aşırı dinci gibi neseb-i gayr-i sahih kelimeler boy gösteriyor; üstelik, okurda menfi tedailer uyandıran bu kullanımların anlamları tam olarak da bilinmeden!… Batıda ortalama bir okur, İslamist ile müslüman arasındaki farkı bilmekten…
Upuzun bir kuraklaşma ve çölleşmeden sonra tatlı tatlı bahar rüzgarlarının esip yamaçlarımızın yeşermeye başladığı, yıllardan beri kanlı bir kâbus gibi üstümüze çöken zulmetlerin bir bir dağılıp gitmeye yüz tuttuğu ve artık peşi peşine şafak emarelerinin göz kırpıp geçtiği şu günlerde, şimdiye dek ehemmiyet verip yaptıklarımızla, önemsemeyip kulakardı ettiğimiz şeyler açısından…
Yıllar var ki bu millet, başka şey değil, kaybettiği aşkını, imânını yeniden kendisine iade edecek, düşüncesini sistemleştirip iradesini yönlendirecek ve millî düşüncenin yağmalandığı günden beri bir tarafta unutulmaya terk edilmiş koskoca târihî mirası ve kültür hazinelerini değerlendirecek rehber zekâlar bekliyor. Bizlerse ona, sadece, cismânî zevkler, maddî refah ve rahata giden…
Alvin Toffler, Amerikalı bir araştırmacı. Üçüncü Dalga (third wave) Yeni Güçler ve Yeni Şoklar (Powershift) adıyla Türkçe’ye çevrilen kitaplarında, dünkü ve bugünkü toplumlarla, yarının toplumunu irdeliyor. Dünyanın, tarihin, belki de en keskin virajında olduğu şu dönemde Toffler, gerçekten çok ciddî noktalara parmak basmakta ve İslâmî kaynaklarda da belli kesitleri sunulan…










