[dropcap]B[/dropcap]ugün hizmet etme zamanı, yarın pişman olup neden “ahesterevlik” yaptım dememek için koşturma, koşuşturma zamanı. Hak bildiğimiz ve inandığımız bu davada bir milim bile sarsıntı geçirmeden başkalarının da istifadesine sunma adına durmama zamanı. Efendiler Efendisi’nin (sallahu aleyhi vesselam) çizdiği hedef doğrultusunda bizi bekleyen onlarca dosta ulaşacağız. Onlara ilmimiz ne kadarsa…
Kategori: Makalelerim
[dropcap]Ö[/dropcap]yle bir dönemdeyiz ki, tarihin içinde yaşıyoruz ve tarihe not düşecek öyle hadiselere şahidiz ki, bu süreçte kendimize dönüp Hak, Hukuk nedir? Sorumluluklarım nedir? Vazifemi hakkıyla deruhte ettim mi? Kendimi sorgulayacak cesareti bulup hakkına girdiğim, zulmettiğim kimse oldu mu, diyecek babayiğitliği gösterebilecek miyiz? Gösterelim bir babayiğitlik, kendimize gelelim ve haram,…
Mü’min olarak hepimiz; gayba, ahirete ve hesap gününün varlığına inanıyorsak “(Her) nefis yarın için ne hazırladığına baksın”(Haşr-18) ayetinin uyarısına ve Efendimiz’in (sas) “Hesaba çekilmeden önce, kendi nefsinizi hesaba çekiniz, en büyük teftiş için hazırlanınız. Çünkü dünyada nefsini hesaba çeken kişinin, kıyamet gününde hesabı hafif olur.” (Tirmizi) o nurlu beyanlarına kulak…
[dropcap]H[/dropcap]addimizi bilemedik” demiştim, evet haddini bilmek kadar edep yoktur ve edep insanın seviyesinin ne olduğunu ortaya kor. Öyleyse şikayet etmek değil, çözüm aramak esas olmalı. Ama insan derdi bilecek ki, derman arasın. İnsan, “Benim kusurlarımdan dolayı evlatlarıma, aileme ve topluma musibet gelmesin” deyip yalvarmakla işe başlamalı. Başlamalı bir yerden, Sultan’a…
Öyle bir dönemi idrak ediyoruz ki, toplum çatırdıyor. Hesap verilecek duygu düşüncesinden uzak gününü gün etme sevdasındayız. Sanki ebedi burada yaşayacakmışız gibi davranıyoruz. Türk toplumunun o muhafazakâr yapısından eser kalmadı gibi. Saygı aldı başını gitti. Sevginin nerede olduğunu bile hatırlamaz olduk. Öyle bir haldeyiz ki, gerçekten kıyamet alametlerinden diyecek kadar…
Allah (cc) Kur’an-ı Kerim’de “Gerçekten Biz Âdem evlatlarını şerefli kıldık.. (İsra/70)” buyurmaktadır. Müslümanı değil, insanı kerim, şerefli kıldık buyuran Rabb’imizdir. Başka bir ayet-i kerime’de de “Muhakkak biz insanı ahsen-i takvimde (en güzel bir şekilde) yarattık.(Tîn/4)” buyurarak, insanın konumunu, bu ayetin devamında ise “Sonra da onu en aşağı derekeye düşürdük. (Tin/5)…
Muhakemeli görüş, kuşatıcı yaklaşım, işin derinliğine nüfuz etme ,düşüncede tutarlılık kavramlarına karşılık firâset kelimesi, “at” manasında Arapçada “feres” ten türetilmiştir. Halk arasında daha çok feraset diye kullanılmaktadır. Atların gözlerinin görüş açısı insanlara kıyasla, daha geniştir. Gözler başın her iki yanında olduğundan etrafı yaklaşık 180 derece açı ile görebilir. Bu da…
Asrımız, insanı yutacak öyle bir benlik dönemi ki, bir taraftan imkanların artması, diğer yandan doyma bilmeyen istekler ve kendi için yaşayan bir toplum. Bu toplumda insana pompalanan duygu düşünce hep benlik. İnsan eğer kendisine verilen o ben duygusunu olması gereken yerde kullanmıyorsa mutlaka üstünlük aracı olarak değerlendirecektir. Ben diyecek, dinleyin…
Kur’an-ı Kerim Hucurat Suresi 6.ayetinde Cenab-ı Hakk bize şöyle buyuruyor: ”Ey iman edenler, herhangi bir fâsık size bir haber getirecek olursa, onu iyice tahkik edin, doğruluğunu araştırın. Yoksa, gerçeği bilmeyerek, birtakım kimselere karşı fenalık edip sonra yaptığınıza pişman olursunuz. (Fâsık kelimesi burada, “çizgi dışına çıkmış, itaatsiz, emirleri yerine getirmeyen” anlamındadır.…
İnsan çok sırlı ve çok boyutlu bir yaratılışa sahiptir. Bir kere toplumda yaşar, bu aile fertlerinden en geniş ülke dairesine kadar ilgi alanı demektir. Küçükken tertemiz yaratılışının eserlerini aile ve akraba çevresine gösterir. Saygılıdır, çalışkandır, aksiyon içindedir. Büyür eşine, çocuklarına ve de iş ve çevresine yansıtır karakterinin gereğini. Karakterin oluşması…










