"Enter"a basıp içeriğe geçin

Babayiğitlik Zamanı

[dropcap]Ö[/dropcap]yle bir dönemdeyiz ki, tarihin içinde yaşıyoruz ve tarihe not düşecek öyle hadiselere şahidiz ki, bu süreçte kendimize dönüp Hak, Hukuk nedir? Sorumluluklarım nedir? Vazifemi hakkıyla deruhte ettim mi? Kendimi sorgulayacak cesareti bulup hakkına girdiğim, zulmettiğim kimse oldu mu, diyecek babayiğitliği gösterebilecek miyiz?

Gösterelim bir babayiğitlik, kendimize gelelim ve haram, helal nedir; sınırlarım, haklarım hududlarım nereye kadar diye bir araştıralım sonra dönüp ben ne yapıyorum, çizgiyi mi aşıyorum diyebilelim.

Göstermeliyiz bir babayiğitlik, ölümün en büyük hakikat olduğunu, hesab verecek olduğumuzu, zerre miktar haksızlığımızın yanımıza kar kalmayacağının İlahi beyan olduğunu hatırlamalı ve irkilmeliyiz.

Ne yemeliyim ki, maneviyatıma tesir etmesin, nasıl bir iş tutmalıyım ki, hak yemeyeyim. Bütün bunlar öğrenilmesi ve neticede hayata tatbik edilmesi ihmal edilmemesi gereken şeylerdir ama hakkıyla yapıyor muyuz?

[box type=”shadow”] Çoğunluk zalimden, zulümden yana ise bunun haksızlığı kaldırmayacağını, yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık gibi kamunun hukukuna tecavüzün alkışlanıyor olsa bile doğru demek olmadığını en azından dilsiz şeytan mesabesinde olmamak için haykırmalı ve babayiğitlik göstermeliyiz. [/box]

Bütün emareleri bize ahir zamanı hatırlatan bu günümüz öyle yabana atılacak bir gün değil. Allah muhafaza imanın elde kor olduğu, dinin dünyaya satıldığı böyle bir zaman diliminde Sahabenin temsil ettiği şuur ile mesuliyetimizi yerine getirmek zorundayız.

Alimin günahkar olduğu, idarecilerin halkına zulmettiği ve dini kendi kafasına göre yorumlayan ve rağbet te gören cahillerin olduğu bir dönemde şahıslara takılıp kalmadan dini kaynağından öğrenerek hayatımıza hayat yapıp tavizsiz babayiğitçe dik duruş sergilemeliyiz.

Günün şartları hizmet olarak neyi gerektiriyorsa ona bütün himmetini veren, korku, tama gibi dünyada esamesi olup ötede bizi ortada bırakacak şeylere meyletmeyen, bugüne kadar Hz. Adem (as) ’dan Efendimiz (sas) ’e ve O’ndan her devirde çile çeken Allah dostlarına kadar bu menzilin sıkıntılı olduğunun idrakinde olarak hareket eden bir babayiğitlik  imtihanındayız.

“Dünya hayatı bir rüyadan ibarettir. Dünyada servet sahibi olmak rüyada define bulmaya benzer. Dünya malı nesilden nesile aktarılır ama hep dünyada kalır… Daha ne kadar ihtiyaçlar içinde çırpınan canı düşüneceksin? Ne vakte kadar sıkıntılarla, kavgalarla dolu dünya için tasalanıp duracaksın?..” der Mevlânâ Hz.leri.

Üstad Bediüzzaman Hz.lerinin “Ahirette seni kurtaracak bir eserin olmadığı takdirde, fâni dünyada bıraktığın eserlere de kıymet verme.” döneminin idrakindeyiz..

[box type=”success”] Fethullah Gülen Hocaefendi’nin “Kur’an-ı Kerim, ideal bir nesil olarak, Ensar ve Muhacir’i anlattığı hemen her yerde, onları, hep “evet” diyen, hep veren ve hep fedakârlığın zirvesinde adanmışlık düşüncesiyle hareket eden insanlar olarak nazara verir.” dediği babayiğitçe davranma faslındayız.. [/box]

Ömrünün çocukluk, uyku, dünya meşgalesi dışında kalan altıda biri yaşamaya değer kısmı için ebedi alemi kaybetme pahasına gelip geçici şeylerle oyalanmadan esasa yoğunlaşan bir babayiğitlik zamanı..

Haydi o zamana..

 

[tweet]  [facebook]  [pinterest]  [Google]

 

2 Yorum

  1. bu dönemde babayiğitlik zor zenaat. ancak zoru başaranlar hedefe ulaşabilirler. bu vesileyle değerli makalenizde dile getirdiğiniz fikirler için gönül dolusu teşekkürlerimi arz ediyorum. kaleminize, yüreğinize sağlık.

    • admin admin

      Teşekkür ederim. Nasıl ki sevdiğini beklemek insana zor gelmez. Davası sevdası olanlar da her türlü zorlukları aşar.

Bu yazı yorumlara kapalı.