[dropcap]Ç[/dropcap]ocukluk yıllarım acılarla doludur. Henüz daha bir çocukken küçük omuzlarıma dağlar kadar yük binmişti. Babam ve amcalarım sürgüne gönderilmiş, annem ve kardeşlerimle birlikte uzun kış gecelerinde hep amcalarımı beklemiştim. Amcam Riskulbek ara sıra Mançurya’dan mektup gönderirdi. Mektuplarında bazen bulgur isterdi. Amcam sürgünde bulunduğu Mançurya’da, verilen işi akşama kadar bitiremediği zamanlarda…
Ay: Ocak 2015
[box type=”shadow”] Nûr-u akıl, kalbden gelir.[/box] Gözün karası gece, fakat ışıklı gece, beyazı ise gündüz, fakat karanlık gündüz gibidir. Çünkü gözün karası olmazsa beyazı ile görülmez. İnsanda dimağ, gözün beyazına ve karanlık gündüze, kalb ise gözün karasına veya göz bebeğine ve ışıklı geceye benzetilebilir. Gündüz ve gece birlikte bir günü…
Sen’i seven her ruh uludur Yâ Resûlallah! Gözü gönlü onun doludur Yâ Resûlallah! Cemâlin pertevinden zerre şevk alan billâh, Kapının ayrılmaz kuludur Yâ Resûlallah! Bekler mi başka iltifat bezmine erenler, Gözleri her dem buğuludur Yâ Resûlallah! Yükselip her an şem’ine pervane dönenler, Ruhların onlar bir koludur Yâ Resûlallah! Uçuşur iklîminde…
[box type=”note”]Soru: 1) “Sohbet-i Cânan” sözü aramızda maruf hale geldi; fakat, bu tabir -daha ziyade- her fırsatta Zât-ı Ulûhiyet’ten bahsetme ve bu sayede O’nun marifet ve muhabbetinde derinleşme şeklinde anlaşıldı. Zât-ı Ulûhiyeti bize tanıtan Rasûl-ü Ekrem (sallallahu aleyhi ve sellem) Efendimiz’le alâkalı mevzular da sohbet-i Cânan çerçevesinde değerlendirilebilir mi? Bu…
Risale-i Nur’da Külli Kaideler- 1 [box type=”shadow”] Bismillâh, her hayrın başıdır. [/box] Risale-i Nurlardan Sözlerin, hattâ denebilir ki Risale-i Nurların ilk cümlesi olan bu söz, biri itikadî biri fıkhî şu iki önemli manâ ve/veya iki önemli kaideyi ihtiva etmektedir: Her hayırlı işe Bismillâhi’r-Rahmâni’r-Rahîm’le başlanmalıdır. Besmelesiz başlanan işler sonunda neticesiz kalmaya…
[dropcap]H[/dropcap]azret-i Fahr-ı Kâinât efendimiz [s.a.s], Asr-ı Saadet’ten bugüne kadar Müslüman şairlerce övülmüştür. Bu güzel adet yahut geleneğe “Na’t sanatı” denilir. Saadet asrı şairlerinden Hassan bin Sâbit ile Bânet Suâd yahut Kaside-i Bürde adıyla meşhur şiirin sahibi Kâab ibni Züheyr bizzat Allah Resûlü’nün [s.a.s] iltifatlarına mazhar olmuşlardır. İslâmî Türk edebiyatı da…
ÖLÜM Ölüm Sekeratı Düşün bir kere! Sen can çekişmektesin. Ölümün sıkıntısı, acısı, sarhoşluğu, gam ve ıstırabıyla boğuşmaktasın. Ölüm meleği ayağından itibaren ruhunu çekmeye başlamış. Bu çekişin acısını ayağının ta ucundan hissetmektesin. Sonra bu çekiş aralıksız devam eder. Can çekişme kızışır. Ruh aşağıdan yukarıya olmak üzere bütün bedeninden çekilir. Acı doruğa…







