"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kor Kokan Sevda – Mehmet Terzi   

[dropcap] G[/dropcap]ecenin aya anlattığı

Su kokan bir öğretmen masalıydı

Ilık mı ılık bir ülkeden

Bir varmış bir varmış

Ondan ötede yok bile yokmuş

Devenin pirenin bir mesleği varken

Bir masal başladı gerçeğe benzeyen

 

[dropcap]K[/dropcap]an değildi damarlarında akan

Papatya renkli seslerdi

Hazin mi hazin bir dilden

 

[dropcap]İ[/dropcap]ki kırık sözdü

Ağızdan değil gözden çıkan

“Kor kokan sevdaydı”

Bugün mü yarın mı bilmeden

 

[dropcap]D[/dropcap]erdi, gece güne erene kadar derdi

Ve dediğini de yaptı

 

[dropcap]Y[/dropcap]er masanın iki yanı

Bir tarafta gönlü, bir tarafta da durur derdi

Sızıyı şerbet diye gönlüne işledi

En narin bahçelerden

Bir avuç da sevgi derdi

Ve evlendi

Hayır, evlenmedi gönlünü yoluna serdi

Sözleri, gözleri sır;

Kar taneleri için verdiği, ser’di

 

[dropcap]E[/dropcap]vlilik yemini de bir garipti

Dilinden değil hücresinden gelen ses:

“İyi günde… Kötü günde…” demiyor:

“Tahta başında ders anlatırken ölmek.” dileniyor

Gönlü sözünden; özü gözünden yaralanıyor

 

[dropcap]L[/dropcap]eyla’sı gönlünü kaplayan genç

Soluk buluyor, mekân tutuyor,

Ejderhanın yakmadığı dertlerinden

Zaman yuva oluyor

Kaf dağına masal kaçmadan

 

[dropcap]K[/dropcap]oşuyor, koşuyor, koşarken…

Babasının cenazesine bile yetişemiyor

Koşuyor,

“Ah” olup gözyaşını bile ağlatıyor

Koşuyor ağlıyor

Ama her şeye rağmen güldürüyor…

Koşuyor… Koşuyor…

 

[dropcap]B[/dropcap]ir varmış bir varmış

Ondan ötede yok bile yokmuş

Gökten üç gül düşmüş

Şehitlerin, öğretmenlerin ve öğrencilerin gönlüne…