UMUMÎ DAVET Bir âyette “Şehirlerin anası (bulunan Mekke) ile bütün çevresindeki (insanlardan) azab ile korkutmak” maksadıyla indirildiği belirtildiğine göre (En’âm 92) Hz.Muhammed’in peygamberliği Araplara mahsus değildi. Ve Resulullâh, bi’setinin bidayetinden itibâren bütün insanlığın hidâyetiyle vazifeli olduğunu biliyordu. Ancak insanlığın geri kısmı demek olan komşu, diyarları İslam’a çağırma işini sistemli olarak…
Kategori: Külli Kaideler
Külli Kaideler
[dropcap]F[/dropcap]ıkıh, eşler arasında meydana gelen şiddet olaylarını, fena muamele ve geçimsizlik çerçevesinde ele almıştır. Fena muamele ve geçimsizlik erkekten, kadından ya da aynı anda her ikisinden kaynaklanabilen bir durumdur. Eşler arasında meydana gelebilecek her hangi bir olumsuzlukta hemen evlilik birliğinin sonlandırılması çözüm olarak görülmemeli, eşlerin karşılıklı görüşme ve anlaşma yoluyla…
[box type=”shadow”]Peygamber Efendimiz (s.a.s.) risaletiyle kâinatın yaratılıp bu imtihan yurdunun açılmasına, getirdiği hidayetiyle ebedî saadetin kazanılmasına, kulluğu ve duasıyla Cennet’in ve ebedî saadetin icadına vesiledir. [/box] RUBÛBİYET VE KULLUK DAİRELERİ Yukarıda izahına çalışılan hakikatlere bir de şu açıdan bakılabilir: Kâinata baktığımızda iki levha, iki daire görünür. Biri, gayet muhteşem, muntazam…
Demokrasinin Tanımı ve İlkeleri Demokrasi Yunanca bir kavram olup demos ve kratia kelimelerinden oluşur. Demos, halk; kratia ise idare ve iktidar anlamına gelir. Buna göre demokrasi “halk iktidarına dayanan hükümet şekli” demektir. Demokraside egemenlik kayıtsız şartsız milletin sayılır. Yönetime topluca katılması mümkün olmadığı için halk egemenlik hakkını milletvekilleri aracılığıyla…
[dropcap]G[/dropcap]enel Olarak Allah İnancı Geçmişte ve günümüzde Allah inancının yansımalarını ve ahlak ile olan ilişkisini görebilmek için, semavi dinlerdeki Allah algısını gözden geçirmenin uygun olacağı kanaatindeyiz. Tarihin her döneminde insanların inandıkları, tapındıkları varlıklar olagelmiştir, inançsız bir insan toplumuna rastlamak mümkün değildir. Tanrı olarak kabul edilen ve kendisine bağlanılan varlık, her…
[dropcap]T[/dropcap]uhfetu’l-Fukahâ’ da küllî kâidelerin kullanım şekli başlığı altında açıkladığımız üzere Semerkandî Tuhfe’de pek çok külli kaideye yer vermektedir. [box type=”info”] Kitâbu’t-Tahâra [/box] [box type=”shadow”] Sonraki icma önceki ihtilafı ortadan kaldırır [/box] Müellif abdestin rükünlerinden olan ayakların yıkanmasını incelerken, yukarıdaki usül kâidesini ayakların mesh edilmesi hususunda selef arasında vaki olan ihtilaf…
[dropcap]Y[/dropcap]ol Üstünde İki Pusu Modern zamanlarda büyük, derin ve evrensel bir dönüşümü haber veren Din, modernizmin alternatifi, onun panzehiri sahici bir paradigma konumundadır. Yakın vadedeki bütün siyasal çıkar hesaplarının ötesinde Din, gezegenimiz ve üzerinde yaşayan bütün canlıların kaderiyle yakından ilgili bir söylem geliştirmektedir. Her büyük ve köklü değişim öncesinde olduğu…
[box type=”shadow”] [dropcap]B[/dropcap]ir şeyin meyvesi, yani gayesi en evvel düşünülür; demek ki, varoluşta en son olan, mânen ve düşüncede en evveldir. Zât-ı Ahmediye (sallallahu aleyhi vesellem), kâinat ağacının en mükemmel meyveleri olan peygamberlerin de en büyüğü, dolayısıyla kâinat ağacının en önemli meyvesi olmakla, ilk yaratılan, O’nun nûru olmak gerekir. [/box]…
[dropcap]N[/dropcap]ifakın Lügat ve Terim Manası NeFeKa kelimesi sözlükte, Arap tavşanı, tarla faresi ve kertenkele gibi köstebekgiller familyasının yuvalarından bir diğerine hızlıca geçmesi, durmadan tünel kazması, kafasını hızlıca çıkarıp sokması, bir yerde sâbit durmaması’ gibi anlamlara geldiği gibi ‘eksilmek, tükenmek, yok olmak, gizlice geçip gitmek’ manalarıyla birlikte, ‘ikiyüzlülük, dedikoduculuk, geçimsizlik, yalan,…
[dropcap]V[/dropcap]asiyet, bir İslam geleneğidir. İnsanlara istikamet üzere nasıl yaşanılabileceğini gösteren Peygamberler, dünyadan ayrılırlarken geride bıraktıklarına “müstakim” olarak kalmayı vasiyet ettiler. Onlar, sadece vasiyet etmekle kalmadılar, vasiyetin kabul görmesi için de yoğun gayret sarf ettiler. Nitekim çocuklarına “Müstakim” olarak yaşamayı vasiyet eden Yakub’un (a.s.), son sözü “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?”[1]…










