[dropcap]M[/dropcap]edeniyete Yönelik Bir İslâmî Kaynak Pragmatik açıdan bile, genç Müslümanların dünyayı büyük oranda ikilik çıkaran bir açıdan gören anlayışlara çekilmesiyle mücadele etmenin en iyi yolu; hakiki İslâmî yaklaşımların, hükümete, Müslümanlara ve geniş topluma medeniyet için hem kaynak hem de meydan okuma sunabilecek bir katkı yapmalarıdır. Böyle bir kaynak Müslüman Türk…
Etiket: hareket
[dropcap]G[/dropcap]ünümüzde bir kısım mütegalliplerin bütün dünyayı en korkunç kaoslara sürükledikleri muhakkak.. onca fezâyi ve fecâyii irtikâp ederken aydınlanma, medeniyet, modernite, demokrasi, insan hakları, Yeni Türkiye… gibi yaldızlı kelimelerle “Herkesi kör ve âlemi sersem. ” yerine koydukları bir gerçek.. yaşama hakkı, konuşma hakkı, kendini ifade etme hakkı… gibi hukukun, kuvvetlilere has…
[box type=”shadow”] Varlıkların her bir türüne dair bir ilim dalı teşekkül etmiştir. Her bir ilim, kendine ait “kanun” denilen küllî kaidelerden ibarettir. Kanun veya küllî kaidelerin varlığı, mutlak nizam ve intizama işaret eder; bu nizam ve intizamın güzelliğini gösterir. Çünkü nizamın olmadığı yerde kanun ve küllî kaide olmaz. Bu nizam…
[box type=”note”]Soru: 1) Cehennem ateşinin dokunmayacağı iki gözden bahsedilirken nazara verilen “uyûn-u sâhire” genellikle hudut boylarında nöbet bekleme şeklinde maddi cihad kategorisinde ele alınıyor? Günümüz açısından düşünülünce “uyûn-u sâhire” nasıl anlaşılmalıdır? [/box] -Uyûn-u sâhire; lügat manası itibarıyla uyku bilmeyen ve her zaman uyanık kalan göz demektir. Dünden bugüne, sınır boylarında…
[dropcap]B[/dropcap]eş Şehir’de Erzurum’un kış mevsimini, küçük bir şafak gibi gülen çayların eşliğinde yaşanan ‘uzun sohbetler devri’ şeklinde tasvir eden Tanpınar, kışın gelmesiyle Erzurum’un kapılarının kapandığını, şehrin kendi içine döndüğü bu mevsimde tatlı sohbetlerin başladığını ve çok zarif ustalıklı cümlelerle eşe dosta tarizler edildiğini söyler. Tanpınar, kapalı kış mevsiminin beslediği sohbetler…
[box type=”note”]Elhamdülillâh…Elhamdülillâh…Elhamdülillâhillezî hedânâ lihâzâ…vemâ künnâ linehtediye levlâ en hedânallâh… Vemâ tevfîkî vela’tısâmî illâ billâh…aleyhi tevekkeltü ve ileyhi ünîb… Eşhedü ellâ ilâhe illallâhü vahdehû lâşerîke lehû velâ nazîra lehû velâ misâle leh… Ellezî lâ uhsî senâen aleyh…Kemâ esnâ alâ nefsihî… Azze câruhû ve celle senâühû velâ yü’zamü cündühû velâ yuhlefu va’dühû…
[dropcap]B[/dropcap]üyük devlet tanımı imparatorluklar dönemini izleyen 19. yüzyılın bir tanımı ve bu döneme ilişkin büyük ulus-devlet özellikleri mevcut; bu dönemde de ulus-devletler ve Osmanlı örneğinde olduğu gibi geç dönemlerini yaşayan imparatorluklar arasında önemli sayılabilecek ilişkiler yaşanıyor, bugünkü hacim ile oransal açıdan mukayese edilebilecek sermaye hareketleri 19. yüzyılda da çok canlı.…
[dropcap]M[/dropcap]evlana ne zaman gelir? Bu sorunun cevabı nefes almak kadar kolay, yaşamın kendisi kadar da karmaşıktır, öğretmenlerin öğretmeni; vicdan, namus ve umut dünyamıza Yüce Yaratan’ın iradesiyle ve ıstırap çekenlerin acı haykırışları üzerine gelmektedir. Bilindiği gibi sosyal sıkıntılar ve politik krizlerin hücumuna uğrayan bir yaşam tarzını seçmekle karşı karşıya kalan insanlar,…
[dropcap]İ[/dropcap]slam dünyasının modern tarihe dâhil olması ve bu tarih içinde yaşadığı 150 yıllık zorlu bir tecrübeden sonra bugün İslâm dünyasında yeni sayılabilecek bir “aydın-ulema” profiline doğru gidildiğini söylemek mümkün. Ernest Gellner ve Şerif Mardin, “yüksek İslâm” ve “halk İslâm’ı ayırımı yaparak modern Müslüman dünyayı anlamaya çalışırlar. Bu kavramsallaştırma yanlıştır. Zira…










