"Enter"a basıp içeriğe geçin

Kategori: Bütün Yazılar

Sızıntı Başyazıları : Garipler

“Bir garipsin şu dünyada Gülme gülme ağla gönül!” (Yunus) Bir avuç gönül eri, bir düzine meçhûl kutsilerdir garipler. Ah edip inleyen, sînesini yakıp sızlayan, gönül verdiği yüce hakikatlardan ötürü dövülüp kovulan; her gün yığın yığın gailelerle burun buruna gelen; her dem ayrı bir ölümle tehdit edilen, her an horlanıp hakîr…

Sızıntı Başyazıları : Vefa

Vefa, dost ikliminde yetişen güllerdendir. Onu düşmanlık atmosferinde görmek nâdiratdan ve hatta mümkün değildir. Vefa, duyguda, düşüncede, tasavvurda aynı şeyleri paylaşanların etrafında üfül üfül eser durur. Kinler, nefretler, kıskançlıklar ise onu bir lâhza iflah etmez öldürür. Evet o, sevginin, mürüvvetin bağrında boy atar, gelişir, düşmanlık ikliminde ise bir anda söner…

Fethullah Gülen’in Hayat Kronolojisi – 1

1941      Doğum Yılı Fethullah Gülen, resmî nüfus kaydına göre 27 Nisan 1941’de, Erzurum ili, Hasankale (Pasinler) ilçesi, Korucuk köyünde dünyaya geldi. Böylece Fethullah Gülen, 1938 doğumlu olmasına rağmen nüfus kaydında 1942 olarak yer aldı. Edirne’de memuriyete girişi sırasında ise mahkeme kararıyla yaşı 1 yıl büyütülünce resmi olarak doğum yılı 1941…

Münevver Ayaşlı’nın Uyarısına Kulak Kesilmek…

Fuat Kocaer “Bütün ömrüm harp meydanlarında, esaret zindanlarında memleket mahkemelerinde, memleket hapishanelerinde geçti. Çekmediğim cefa, görmediğim eza kalmadı. Divan-ı harplerde bir câni gibi muamele gördüm; bir serseri gibi memleket memleket sürgüne yollandım. Memleket zindanlarında aylarca ihtilâttan men edildim. Defalarca zehirlendim. Türlü türlü hakaretlere mâruz kaldım. ” ifadeleri Bediüzzaman Hazretleri’ne aittir.…

Hizmet diğer cemaatlere kamu ya da toplumsal alanda fırsat tanımayarak dışladı mı?

Muhterem Fethullah Gülen Hocaefendi, günlük sohbetlerinin yayınlandığı herkul.org sitesinde ‘müspet hareket’in esaslarına değindi. Kim nasıl hareket ederse etsin, asıl vazifenin insanları hoş görmek olduğunu ifade eden Fethullah Gülen Hocaefendi, “Bize kim ne yaparsa yapsın, hüsnüzan etmek düşer, hoş görmek düşer.” ifadelerini kullanmıştır. Başkalarının bizim gözümüze ilişen eksiklikleri karşısında “İhtimal, Cenâb-ı…

Sızıntı Başyazıları : Bayram

‘Gün doğa ülkemize Bayram o bayram olur.’ Bayram bir neş’e ve sürur günüdür. Bilhassa manâsını bilenler için. İnsanlar sevinçli ve huzurlu görünürler bayramlarda. Yaratıcı’nın affına mazhar oldukları, cürm ü hatalardan kurtuldukları, geçmişi ve geleceği bir kere daha iç içe yaşadıkları için… Her bayram, milletin gönlünde bir huzur, vatanın simasında bir…

Sızıntı Başyazıları: İmtihan

 Bir imtihanlar zinciridir hayat baştanbaşa. Tâ çocukluktan başlar insanoğlu için imtihanlar. Ve ruh bedenden ayrılacağı âna kadar da devam eder durur. Anlayıp sezebilenler için bu küçük küçük imtihanlar, birer eleme ve finale kalan ruhların tesbit edilmesiyle alâkalıdır; insanoğlunun vicdanında ve ruhanîlerin gözünde tesbit edilmesiyle… Çeşit çeşittir imtihanlar ve bütün bir…

Hz. Peygamberin Fesahât Ve Belâgatî

Belâgat Dil, ilk insandan günümüze kadar insanlar arasında iletişimi sağlayan en etkin araçtır. Hiç şüphesiz dili kullanma tarzında nicelikten çok nitelik ön planda yer almaktadır. Yani genellikle insanın ne söylediği kadar nasıl söylediği de çok önemlidir. Aslında bu özellik az çok bütün insanlarda bulunmaktadır. Günlük hayatta ifadelerimizi daha açık, anlaşılır…

Sızıntı Başyazıları: Fazilet ve Mutluluk

İnsanımıza mutluluk vaadedenler evvelâ onu fazîletlerle donatmalıdırlar. Fazîlete susamış gönüllerin mutlu olmasına imkân yoktur. Dünden bugüne selim akıllarca, bu hep böyle kabul edilmiş ve saadetle fazîlete ikiz nazarıyla bakılmıştır. Zîrâ fazîlet, her şeyden evvel, en yüce ahlâkla serfîraz bulunarak bütün varlığa muhabbet dolu nazarlar atfetmenin adıdır. Fazîletli bir insanın bütün…

Sızıntı Başyazıları : Mutluluk

Mutluluk, herkesin özlediği bir sevgili ve uğrunda her fedakârlığa katlanılan yüce bir gâyedir. İnsanlar arasında mes’ûd olmak istemeyen tek fert yok gibidir. Ama saadet nedir? İşte zorlardan zor bir mes’ele!.. Yunanlı’ya göre o, aşk ve sevda; Sezar’a göre nâm ve şöhret; Firavun’a göre iktidar ve mevki; Kârun’a göre de yığın…