[dropcap]İ[/dropcap]nsanlar, içinde bulundukları toplumların/devletlerin askeri, siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel durumlarından etkilenmektedirler. Gelişen bir toplumun mensubu olmanın verdiği gurur, fertleri ümit dolu yaparken; geri kalmış bir medeniyet coğrafyasında yaşayanlarda bedbinlik oluşabilmektedir. Her ne kadar ümit/ümitsizlik durumu fertlerin psikolojik yapıları ile ilgili olsa da toplumun/devletin genel havası fertleri etkileyebilmektedir. Osmanlı Devleti’nin…
Kategori: Risale-i Nur
1899 Kızıl İcaz- Arapça 1908-1909 Reçetet-ül Avam- Arapça 1909 Divan-ı Harbi Örfi 1911 Reçetet-ül Ulema veya Saykal-ül İslam- Arapça 1911 Hutbe-i Şamiye 1911 Münazarat 1911 Muhakemat- 1911 Teşhis-ül illet-Arapça 1911 Deva’s ül Ye’s 1911 Nutuk-1 1914-1916 İşarat-ül İcaz 1919 Bediüzzaman’ın Tarihçe-i Hayatı 1919 Nokta 1920 Hakikat Çekirdekleri-1 1920 Sünuhat 1921 …
Belâğat “Belâğat” kelimesi, tarihî süreç içerisinde hem kelime ve kavram anlamıyla hem de terim anlamıyla farklı boyutlarıyla algılana gelmektedir. Kelime anlamıyla belâğat, kişinin duygu, düşünce ve hayâlleri gerek sözlü gerekse yazılı gerekse davranışsal olarak ifade edebilmesi yetisidir. Ancak İslâm toplumunun kültür ve bilim tarihinde “belâgat” kelimesi, daha çok yoğunluklu ve…
[dropcap]S[/dropcap]aid Nursi’nin yazılarının pek çok yerinde, Batıdaki bilimsel ilerlemelerin yarattığı etkinin kanıtları görülür. Batı Avrupa biliminin gelişmesiyle Batı uygarlığının İslam uygarlığını geride bıraktığı yolundaki kanaatinden kaynaklanıyordu. Tanzimatçılar, onların karşıtları olan Yeni Osmanlılar ve hatta Sultan ll. Abdülhamid bile, Osmanlıları n bir an önce bilime egemen olmaları gerektiği konusunda hep aynı…
[dropcap]S[/dropcap]ivil itaatsizlik; “içinde yaşanılan sistemi meşrû kabul etmekle beraber yapılan haksız ve adaletsiz uygulamalara karşı yasal imkânların tükendiği noktada şiddete başvurmadan barışçıl, sevgiyle ve vicdani bir şekilde ortaya konulan, yani siyasî ve ahlâkî motivasyonu olan; ama sistemin yasalarına aykırı; hedefleri belirli, hesaplanabilir ve düşünülmüş bir plan dâhilinde kamu vicdanına yönelik,…
[dropcap]B[/dropcap]elki yirmi yedi, yirmi sekiz sene oldu Üstadı görmeyeli. Onu görmek, mübarek simasını doya doya seyretmek için her zaman gidip ziyaret etmek istediğim halde, meşguliyetten bir türlü vakit bulamadım. Fakat o kalblerde yaşadığı için, mânevî varlığı ile daima beraberdik. Bu, gönüllerdeki iştiyakı bir dereceye kadar tatmin etmez miydi? Kendisini görüp…
[dropcap]A[/dropcap]ziz, muhterem kardeşim! Bin üçyüz seneden beri âlem-i İslâm’ı ağlatan ve bütün ehl-i hakikata “Eyvahlar! Yazıklar olsun!” dediren âlem-i İslâm’ın en dehşetli büyük yarasını deşmek, düşünmek; benim hususî meşrebimde tahammülüm fevkinde elem veriyor. Hususan yirmibeş seneden beri ihlas ile hakikî hizmet-i imaniye, beni her nevi siyasetten çektiği ve yirmibeş sene…
[dropcap]İ[/dropcap]şte, onlar da bana o yardım cezasını böyle veriyorlar. Üç sene Rusya’da, esaretimde çektiğim zahmet ve sıkıntıyı, burada bu dostlarım bana üç ayda çektirdiler. Halbuki, Ruslar beni Kürt gönüllü kumandanı suretinde, Kazakları ve esirleri kesen gaddar adam nazarıyla bana baktıkları halde, beni dersten men etmediler. Arkadaşım olan doksan esir zabitlerin…
[dropcap]B[/dropcap]ilindiği üzere Risâle-i Nurların ana hedefi, imanı kurtarmak, tahkîkî imana yükselttiği fertleri insan-ı kâmil haline getirmek, daha genel bir ifadeyle i’lâ-i kelimetullah olduğunu hem bizzat Risâlelerin muhtevasından hem de Üstad’ı görmüş, müsâhabetinde bulunmuş, huzurundaki insibağdan istifade etmiş ve bugüne kadar hep O’nun dünyasına ait güzellikleri kitlelere anlatmayı vazife bilmiş büyüklerimizden…
[dropcap]M[/dropcap]üslümanlar olarak Batıya sunabilecek neyimiz var? Cevap: Her şeyimiz ve hiçbir şeyimiz. İmanımız ve İslamiyetimiz varki bunlar her şeydir. Bir de İslamiyet’i anlayışımız ve yorumlayışımız var ki, çoğu zaman sıfıra sıfır, elde var sıfır. [box type=”shadow”]Bana İslam’ı tanıtan kitaplardan da açıkça anlaşılabileceği gibi, Batıyı dikkate alarak yazılmış ne varsa, hemen…










