[box type=”shadow”] Her şahsı harîm-i Hakk’a mahrem mi sanırsın?
Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın? [/box]
Her dokunulmazlığı olanı Allah’a yakın mı sanırsın?
Her taç giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın?
(Edhem: Tacını tahtını bırakıp evliyadan olan Belh şehri şehzadesi)
[box type=”shadow”] Dehri arasan binde bir âdem bulamazsın,
Âdem görünen harları âdem mi sanırsın? [/box]
Dünyayı arasan binde bir insan bulamazsın,
İnsan görünümündeki eşekleri insan mı sanırsın?
[box type=”shadow”] Çok mukbili gördüm ki güler, içi kan ağlar,
Handân görünen herkesi hurrem mi sanırsın? [/box]
Çok mübârek insan gördüm ki güler, içi kan ağlar,
Güler görünen herkesi mutlu mu sanırsın?
[box type=”shadow”] Bil illeti, kıl sonra müdâvâta tasaddî,
Her merhemi her yâreye merhem mi sanırsın? [/box]
Önce hastalığın ne olduğunu bil, sonra tedaviye başla,
Her merhemi her yaraya merhem olur mu sanırsın?
[box type=”shadow”] Kibre ne sebeb? Yoksa vezîrim diye gerçek,
Sen kendini düstûr-ı mükerrem mi sanırsın? [/box]
Kibire ne gerek var? Yoksa vezirim diye gerçekten
Sen kendini nizamın sahibi mi sanırsın?
[box type=”shadow”] Ey müftehir-i devlet-i yek-rûze-i dünyâ,
Dünyâ sana mahsûs u müsellem mi sanırsın? [/box]
Ey dünyanın geçici nimet ve devletiyle iftihâr eden,
Dünyanın sana ayrılmış olduğunu ve teslim edildiğini mi sanırsın?
[box type=”shadow”] Hâlî ne zaman kaldı cihân ehl-i tama’dan,
Sen zâtını bu âleme elzem mi sanırsın? [/box]
Bu dünya ne zaman açgözlülerden yoksun kaldı,
Sen kendini bu dünyaya çok lüzumlu mu sanırsın?
[box type=”shadow”] En ummadığın keşf eder esrâr-ı derûnun,
Sen herkesi kör, âlemi sersem mi sanırsın? [/box]
En ummadığın senin içyüzünü keşfeder,
Sen herkesi kör, halkı sersem mi sanırsın?
[box type=”shadow”] Bir gün gelecek sen de perîşân olacaksın,
Ey gonca bu cem’iyyeti her-dem mi sanırsın? [/box]
Bir gün gelecek sen de perişan olacaksın,
Ey gonca bu topluluk hep böyle [yanında] olacak mı sanırsın?
[box type=”shadow”] Nâ-merd olayım çarha eğer minnet edersem,
Cevrinle senin ben keder etsem mi sanırsın? [/box]
Korkak olayım eğer bu çarka minnet edersem,
Senin zulmünden kederlendiğimi mi sanırsın?
[box type=”shadow”] Allah’a tevekkül edenin yâveri Hak’dır,
Nâ-şâd gönül bir gün olur şâd olacakdır. [/box]
Allah’a güvenenin yardımcısı Allah’tır,
Hüzünlü olan gönül bir gün gelecek bahtiyâr (mutlu) olacaktır.
[author image=”http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/f/f3/Ziya_pasa.jpg/200px-Ziya_pasa.jpg” ]Ziya Paşa, (d. 1825, İstanbul – ö. 17 Mayıs 1880, Adana) Türk yazar, şair ve devlet adamı. Asıl ismi “Abdülhamid Ziyaeddin” dir. 19. yüzyılda Osmanlı Devleti’nin en önemli devlet adamlarından birisidir ve en çok eser veren Tanzimat çağı yazarlarındandır.[1] Şinasi ve Namık Kemal ile birlikte “batılılaşma” kavramını ilk defa ortaya atan Osmanlı aydınları arasında yer alır. Sultan Abdülaziz döneminde Avrupa’ya kaçarak Genç Osmanlılar arasına katılmış ve gazete çıkararak devrin hükümeti ile mücadele etmişti; yurda dönüşünde çeşitli valiliklerde bulunmuş ve son görev yeri olan Adana’da hayatını yitirimiştir.[/author]
[tweet] [pinterest] [Google]
